İsa Avni Kumuk (1934 ~ 2017)

Samsun’da Kafkas asıllı bir ailenin en büyük oğlu olarak 1934’te doğan sanatçı, 6 yaşından itibaren aile mesleği olan kuyumculukla haşır neşir oldu. İlkokulda yüksek matematik becerileri sebebi ile arkadaşları arasında Pisagor ismi takılmıştı. 6 yaşında buhar makinesi yaptı ve çalıştırdı. 1953 yılında liseden mezun olduktan hemen sonra Kapalı Çarşı’da açtığı dükkanda bilfiil kuyumcu ve hakkak olarak üretim yaptı. İTÜ’de Makine Mühendisliği Bölümüne 12. sırada girdi, kuyumculuktan edindiği tecrübe ile öğrenciliği sırasında Silahlı Kuvvetler ’in çeşitli kolları için madalya ve armalar üretti.

1964 – 1976 yılları arasında, önceleri grafiker ve yevmiyeli teknik personel, 1967’den itibarense gravür atölyesi şefi ve Teknik Müşavir olarak Darphane’ye hizmet etti.  1968’de Topkapı Sarayı’nda sergilenen Kaşıkçı Elmasının incelenmesi, ölçülerinin ve sahihliğinin tespiti ile görevlendirildi.

1970 yılındaki ilk hatıra paradan başlayarak pek çok paraya hem mecazen hem de gerçek manada imza atan sanatçının tekniği, 1957 yılında çıkartılan madeni paraların kalplarını hazırlayan İtalyan sanatkar Giampaoli‘ ye benzetilir.

1970’lerin başında, dönemin Darphane yönetimi, Anadolu kıyafetleri koleksiyoneri Sabiha Tansuğ’un bir sergisini ziyaret eder ve bu tür yöresel kıyafetlerin yeni çıkacak paralarda kullanılabileceği düşünülür. Bu yönde bir desen üretmesi için Avni Bey, Sabiha Tansuğ’un Ankara başlığı giymiş bir fotoğrafını çekti, ancak birebir belirli bir şahsı resmetmiş olmamak için fotoğrafın surat kısmını kesip, sadece Ankara başlığı kısmını kullandı. Normalde Darphane’ye kendisine tahsis edilen araç ve şöför ile gidip geldiği halde, paraya işlemeyi düşündüğü ortalama Türk kadını hayalinde canlandırabilmek için, bir süre toplu taşıma ile şehirde dolaşarak 50 Kuruş ve daha sonraki hatıra paralarda kullanılan deseni yarattı.

 

1974 – 1976 arasında Darphane Müdürlüğü yapan Cemalettin Seber’e (namı diğer Cemal Süreya), kurumda kullanılmayan eski makineleri hurdaya çıkartması talimatı verildiği bir dönemde, Avni Kumuk, sözü edilen makinelerin tarihi vasfını vurgulayarak Cemal Süreya’yı bakanlık ile görüşmeye ikna etti ve tarihi makinelerin bugün Darphane Bünyesinde sergilenmesini sağladı.

Cemal Süreya’nın keleminden Avni Kumuk:

(“Günübirlik”ler – Toplu Yazılar 2 – YKY)

Büyük Bir Kalemkâr

İlk resmi Türk darphanesi Fatih zamanında, İstanbul’un alınışından hemen sonra, Beyazıt yakınlarında bir yerde kurulmuştur. Cumhuriyet dönemine dek madeni paralarda insan resmi olmadığı gibi tam rölyef de yoktur. Hep iki boyutlu çalışılmıştır. Paralar, iki çelik yüzey arasına yerleştirilmiş madeni pullara çekiçle vurularak yapılıyordu. Gerçi I. Mahmut zamanında para yapımında presler de kullanılmaya başlanmıştır. Ancak, gerçek anlamda rölyefli sikkelerin basımı için Cumhuriyet dönemini beklemek gerekecektir.

Cumhuriyet döneminde, 1957’ye dek, paralardaki rölyefler hep yabancı uzmanlara, sanatçılara yaptırılmış ya da onların hazırladıkları kalıpların, çalışmaların çoğaltılmasıyla yetinilmiştir. Sözgelimi Atatürk rölyeflerini ilk sıralarda bir İngiliz sanatçı yapıyordu. 1957’den sonra Batı’daki örneklerin niteliklerini taşıyan ilk paralarımız da bir yabancı uzmanın, İtalyan darphanesi baş gravörünün emeğiyle hazırlanmıştır.

Ama son on beş yıl içinde Darphane’de yapılan bütün madeni paraların, madalyaların, madalyonların üstünde bir Türk sanatçısının emeğini, ustalığını görüyoruz: Avni Kumuk.

Kim bu Avni Kumuk? Maden üstünde üç boyutlu çalışan, “hatıra paralar”ın üstüne imzasını atan ilk Türk. Ayrıca bu alanda tek Türk. Gerçi maden üstünde rölyefli çalışmalar yapan Palti adlı başka bir yurttaşımız daha var, ama, o genellikle kalıpları İtalya’da yaptırıyor. Avni Kumuk çok yönlü bir sanatçı.

Bir paranın, bir madalyonun deseninden baskısına dek uzanan yapım çizgisinin bütününü kapsayan bir çalışması var: Sanatçıyla teknisyenin, teknisyenle işçinin hünerlerini, erdemlerini birleştiren bir çalışma. Bu konuda bileşik ve korkunç diyebileceğimiz bir duyguya yükselmiş: Merih’in dünyadan çekilmiş fotoğrafını gösterin, size bu gezegenin ırmaklarının derinliğini, dağlarının bitkisel örtüsünü, küçük ve kaçak keçiyollarını söylesin. Yine de desenci yanının gravör yanı kadar güçlü olmadığı kanısındayım. Bence iyi bir desenciyle çalışırsa, yalnız ülkemiz değil, dünya ölçüsünde kabartma yapıtlar ortaya koyabilir. Avni Kumuk kendisini daha çok madalyalarda, özellikle de madalyonlarda ortaya koyuyor. Bu tür çalışmalarda daha özgür deneylere girebiliyor da ondan.

Avni Kumuk, 1934 yılında Samsun’da doğmuş. Teknik Üniversite Makine Fakültesi’nde okumuş. Ancak hayat güçlükleri onu bu fakültenin beşinci sınıfından ayrılma zorunda bırakmış. Baba mesleği olan kuyumculuk işleriyle uğraşmış. Bu arada da Darphane’ye girmiş. Kuyumculuğun bin yıllık deneyleriyle mesleki öğreniminden edindiği görgüyü birleştirme olanağı bulmuş bu kurumda. Gerçekten de ülkemizde gravör yetiştiren başka hiçbir yer yok. Güzel Sanatlar Akademisi’nde de, Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi’nde de ayrı bir gravür, bir madalyon bölümü olmadığı kanısındayım. Bu yüzden, Avni Kumuk, bir rastlantı sonucu olarak mı bilmiyorum, kendi yeteneğine en uygun bir çalışma ortamı bulmuştur Darphane’de. Bugüne dek 100 kadar madalyon yapmış. Elinizdeki paraların kalıplarını da o hazırlıyor.

Makineleşmenin ilerlemesiyle gravörün işi tehlikeye giriyor mu? Ya da bir gün girebilir mi? “Hayır,” diye karşılık veriyor Avni Kumuk, “bu işte insan elinin hünerini ortadan kaldıramazsınız. Üstelik günümüzde bile 200 yıl önceki yöntemlerle çalışılıyor. Çok şey değişmiş değildir aslında. Alçı modeli hazırlayan biziz, pantografla ufaltan yine biz, çelik üstüne doğrudan doğruya işleyen yine biz. Kabartma sanatında sanatçıyı ortadan kaldıramazsınız. Ya da en son ortadan kaldırılacak kimse o olacaktır. ”Dünyada ilk madeni para Anadolu’da basılmıştır. M.Ö. 700 yıllarında Lidya’da ırmak yataklarında bulunan elektron adlı bir maden kullanılıyordu bu paralarda. Ne yazık ki, aynı Anadolu’da para rölyefleri Avni Kumuk gibi bir sanatçı ortaya çıkana dek hep yabancılara yaptırılmıştır.

Darphane’deki hizmetlerinin ardından, 1982’de kurduğu International Goldart İstanbul firmasında aralarında Türk Nümismatik Derneği’nin hazırlattığı madalyonlar da bulunan 700’ü aşkın madalya, bröve, şeref madalyaları, MİT amblemi, Polis rozetleri ve benzeri eser üretti. Yerli ve yabancı, resmi ve özel pek çok kurumdan teşekkürnamelerle taltif edildi.

Ürettiği tedavül ve hatıra paraları:

1970:

  • Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 50. Yıldönümü temalı 25 Lira değerindeki gümüş hatıra para,
  • FAO temalı, “Saban kılıçtan üstündür” sloganlı akmonital 2½ Lira.

1971:

  • Malazgirt Zaferi’nin 900. Yıldönümü temalı gümüş 50 Lira,
  • FAO temalı, “Saban kılıçtan üstündür” sloganlı bronz 10 Kuruş,
  • Yöresel başlık giymiş köylü kızı portreli akmonital 50 Kuruş.

1972:

  • 30 Ağustos Zaferinin 50. Yılı temalı gümüş 50 Lira,
  • Afyon’da dağıtılacak altın hatıra madalyonlar

1973:

  • Cumhuriyet’in 50. Yıldönümü temalı 50 ve 100 Lira değerinde gümüş, 500 Lira değerinde altın hatıra paralar,

1974:

  • Samsun’daki Atatürk Heykeli desenli akmonital 5 Lira,

1975:

  • FAO temalı, “Aile planlaması Herkes için yiyecek” sloganlı, alüminyum 5 Kuruş

1976:

  • FAO temalı, “Kadının süsü, kültür ve erdem olmalıdır” sloganlı, alüminyum 5 ve 10 Kuruşlar ile akmonital 5 Lira

1978:

  • FAO temalı, “Kadının süsü, kültür ve erdem olmalıdır” sloganlı akmonital 50 Kuruş, 1 ve 2½ Lira
  • FAO temalı, “Saban kılıçtan üstündür” sloganlı akmonital 5 ve gümüş 150 Lira.
  • FAO temalı, “Kadının süsü, kültür ve erdem olmalıdır” sloganlı altın 500 Lira,
  • FAO temalı, “Aile planlaması Herkes için yiyecek” sloganlı, altın 1.000 Lira

1979:

  • FAO temalı, “Aile planlaması Herkes için yiyecek” sloganlı, bronz ve alüminyum 1 Kuruş
  • FAO temalı, “Saban kılıçtan üstündür” sloganlı akmonital 50 Kuruş ve 1 Lira,
  • FAO temalı, “Aile planlaması Herkes için yiyecek” sloganlı, akmonital 2½ ve 5, gümüş 150 Lira
  • FAO temalı, “Köylü kadınını kalkındırma” sloganlı altın 500 Lira,
  • FAO temalı, “Köylü kadınını kalkındırma” sloganlı altın 1.000 Lira,

1980:

  • FAO temalı, “Köylü kadınını kalkındırma” sloganlı bronz 10, akmonital 50 Kuruş ve 1 Lira,
  • FAO temalı, “Köylü kadınını kalkındırma” sloganlı altın 500 Lira

Ürettiği madalyalardan bazıları:

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne:

  • Birinci ve İkinci Derece Şeref Madalyaları
  • Birinci ve İkinci Derece Övünç Madalyaları
  • Üstün Hizmet Madalyası
  • Birinci ve İkinci Derece Savaş Madalyaları
  • Kara Kuvvetleri Amblemi
  • Kara Kuvvetleri Hatıra Madalyonu

Çeşitli Kurumlara:

  • İstanbul’un Fethi’nin 500. Yıldönümü Hatırası
  • 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü Açılış Hatırası
  • Haliç Köprüsü Açılış Hatırası
  • Suudi Arabistan Meliki Faysal’ın Türkiye Ziyareti Hatırası
  • İslam Konferansı İstanbul Hatırası

Resim alanında da eserler üreten Avni Kumuk, sadece yetenekli bir sanatkar değil, aynı zamanda üstün bir mühendisti. 1974 Kıbrıs Barış Harekatından sonra Türkiye’ye uygulanan ambargo sebebiyle savunma sanayinde yaşanan parça eksikliğinin giderilmesine katkılar sundu, yerden havaya uçaksavar roketlerinin en hassas parçalarından olan yönlendirme kanatlarının üretimini sağladı.

Ailesi, Avni Bey’in en gözde eseri olarak, som altından yaptığı, zümrüt taşlarından gözleri olan bir leylek heykelini hatırladığını belirtmektedir. Yapı Kredi Bankası için yapılmış olması muhtemel heykele ait bir fotoğrafa maalesef ulaşabilmiş değiliz.

İTÜ Makine Mühendisliği Fakültesi, Sanayi Danışma Kurulunda görev aldı, özel sektörde pek çok firmaya ihtiyaç duydukları çok hassas ve karmaşık parçaları için kalıplar üretti. Zamanında yurtdışından tedarik edilen mamullerin yurtiçi imalatına imkan veren büyük katkılar sundu.

Çok karmaşık 124 parçadan oluşan Zibro Kamin sobalarını ve Zibro Grill mangallarını üreterek Avrupa’ya çok büyük ölçekte ihracatlar gerçekleştirdi. Türkiye’de ilk defa Arçelik için bulaşık makinesi sepetlerinin hattını ve bulaşık makinesi sepetlerini üretti. İlk defa ince cidarlı enjeksiyon baskılı plastik ambalajları üreterek ithalatı durdurdu. MissFlora Firması bulaşık makinesi kokusunu kalıbını üretti. Birçok gıda firmasına dolum makineleri, sürpriz yumurta imalatı için gerekli kalıpları üretti. Almanya’ya Vakumlu gıda saklama kaplarını üretti.

2 çocuk babası Avni Kumuk , toplumdan aldığının fazlasını topluma verme ilkesi ile, son dakikaya kadar üretmeye, çalışmaya devam etti.

 

*Avni Kumuk’un Türkiye Cumhuriyeti paraları ve nümizmatiği alanındaki eserlerini derlediğimiz bu yazıya katkılarından dolayı sanatçının ailesine en derin şükranlarımızı sunmayı borç biliriz. 

Avni Kumuk’a adanmış sayfa için tıklayınız.

Percy Metcalfe (1895 ~ 1970)

Percy Metcalfe
Percy Metcalfe, Photo by Bassano Ltd 2 October 1940
NPG x154230 © National Portrait Gallery, London

1935 yılında basımına başlanan paraların desenlerini üreten heykeltıraştır.

İlk olarak Behzad Butak Bey’in 1955 yılı kataloğunda(*2, Sf. 18) bahsetmesine dayanarak, adı Türk nümismatik literatüründe günümüze dek Londra Darphanesi Heykeltraşı Mister Medkaleyşeklinde geçer.



1933 Eylülünde Ankara ve İstanbul’da temaslarda bulunan İngiliz Darphane Müdürü Sir Robert Johnson’un kurduğu ilişkilere devamla, Percy Metcalfe 1935 yılı Martında Atatürk portresini çalışmak üzere Türkiye’ye geldi(*İngiliz Kraliyet Darphanesi 1934 yılı raporu sf. 17).

Ziyaretinde Ankara’da Maliye Bakanı Ali Fuat Ağralı ve İstanbul’da Darphane Müdürü Fuat Erciyes ile görüştü, basılması planlanan 6 adet paranın tamamı için set halinde eskizler oluşturması istendi. İngiliz Darphanesi’nin ticari maksatla başka ülkelere de para ürettiği göz önüne alındığında, böyle büyük bir siparişi kaçırmamak için Metcalfe’e taslakları çalışması için izin verildiği, yine de Türk yetkilileri paraların Londra’da üretilmesi konusunda ikna edemediği anlaşılıyor.

Tasarımını gerçekleştirdiği Cumhuriyet dönemi paraları:

  • 50 Kuruş 1935 ~1937
  • 25 Kuruş 1935 ~1946 (1944’ten 1946’ya kadar basılan 25 Kuruşlukların yazı yüzü, 1935 yılındaki ilk haliyle korundu, ama tura yüzünün tasarımı için Metcalfe’in Atatürk portresi yerine, bayrak kanununa uygun oranlardaki ay yıldız kullanıldı)
  • 10 Kuruş 1935 ~1940
  • 5 Kuruş 1935 ~1943
  • 1 Kuruş 1935 ~1944 (1938’den itibaren 1 Kuruşluklar, 12 parça dalgalı formda üretildi)
  • 1 Lira 1937 ~ 1939
  • 1 Lira 1940 ~ 1941

Ailesinin British Museum’a bağışladığı eşyalar arasında 1935 yılı madeni paralarının ilk taslakları da bulunur:

https://www.britishmuseum.org/collection/term/AUTH232341

1935 10, 5 ve 1 Kuruş Tura yüzü deseni.© The Trustees of the British Museum
https://www.britishmuseum.org/collection/image/1613746593 © The Trustees of the British Museum
100 Kuruş 1935 taslak Deseni© The Trustees of the British Museum
https://www.britishmuseum.org/collection/image/1613746587 © The Trustees of the British Museum
100 Kuruş 1935 taslak© The Trustees of the British Museum
https://www.britishmuseum.org/collection/image/1613746592 © The Trustees of the British Museum
1 Lira 1935 Taslak deseni© The Trustees of the British Museum
https://www.britishmuseum.org/collection/image/1613746588 © The Trustees of the British Museum
50 Kuruş 1935 taslak deseni© The Trustees of the British Museum
https://www.britishmuseum.org/collection/image/1613746581 © The Trustees of the British Museum
25 Kuruş 1935 taslak deseni© The Trustees of the British Museum
https://www.britishmuseum.org/collection/image/1613746589 © The Trustees of the British Museum
5 Kuruş 1935 desen taslağı, © The Trustees of the British Museum
https://www.britishmuseum.org/collection/image/1613746590 © The Trustees of the British Museum

Dönemin Gazetelerinden anlaşıldığına göre, önceleri Ali Cemal Bey‘in 100 Kuruşuna benzer 50 Kuruşlar tasarlandı, ancak sonunda Metcalfe’in tasarımları tercih edildi. Hatta 28/09/1935 tarihli Cumhuriyet’te yayımlanan fotoğraflardan, bir ara 10 Kuruş’un yazı tarafı deseni korunarak, 10 Para kalıbı da çalışıldığı görülür.

 


1935 yılında, 100 Kuruş yerine 1 Lira nominal değerde sikke basılması planlandığı süreçte, Metcalfe kendine özgü art deco tarzında bir bozkurt motifi de üretti.

Kalıpları İngiliz Kraliyet Darphanesi Müzesi arşivinde bulunan tasarım, kurum içi müzakerelerde, 31 Ekim 1935 tarihli RMAC – Kraliyet Darphanesi Danışma Meclisi 89. toplantısında eleştirilmiş, iki üç adetlik deneme baskıları alınıp ilgililere iletilmiştir.

Bozkurt figürünün cumhuriyetin sembollerin biri olarak kullanılması bir dönem tartışıldı ve hatta ilk banknotlarda kullanıldı. Ancak Afet İnan’ın hatıralarından aktardığı üzere (Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, İş Bankası Yay. 2007, s251 (22 Ekim 1950 tarihli Ulus gazetesine atıfla)), Atatürk sağlığında, devlet arması olarak kullanılacak sembol önerilerini beğenmeyip, sembolik bir insan başını tercih etmiştir. Bu kurt motifli 1 Lira tasarımı da böylece rafa kaldırıldı.


İngiliz Kraliyet Darphanesi yıllık raportlarında, 1938 yılında yeni harflerle basılacak altın liralar için yarışma açıldığı ve Percy Metcalfe’in tasarımlarının seçildiği not edilmektdir. Ancak darphane müdürünün raporunda Atatürk’ün ölümü ile paraların basılmasının düşük bir ihtimal olduğundan bahsedilir (*İngiliz Kraliyet Darphanesi 1938 yılı raporu sf. 16).

1940 sonrası basılan meskuk altınlar ve gümüş liralardaki İsmet İnönü portresinin de Percy Metcalfe tarafından üretildi. Bir örneği halen  İngiliz Kraliyet Darphanesi Müzesinde (Royal Mint Museum) bulunan İsmet İnönü portresi, ilk olarak 1939 yılı Erzurum Tren İstasyonu açılışı için basılan hatıra madalyonlarda görülür.

Percy Metcalfe’in adı, Behzat Butak Bey’in kataloğunda da referans verdiği 24/04/1944 tarihli TBMM zabıt ceridesi (*2, Sf. 36), ve bu oturumda görüşülen 17/04/1944 tarihli Encümen mazbatasında “Mister Medkaley” olarak geçer. Cumhurbaşkanının paralardaki büstünün neden Türk bir sanatçı tarafından yapılmadığı eleştirilerini Maliye Bakanı Fuat Ağralı cevapladı; Metcalfe’in vaktiyle Mustafa Kemal Atatürk büstü için davet edildiğini, o sırada İsmet İnönü’nün de büstünü çalıştığını, zaten bu tecrübedeki gravür sanatçılarının uluslararası alanda da sınırlı sayıda olduğu belirtti.


 

1938 yılı ikinci tip 1 Kuruş ile 5 Milyem form karşılaştırma

1938 – 1944 yılları arasında tedavüle verilen 1 Kuruşluklar, okuma yazması olmayan ya da gözleri iyi seçemeyen vatandaşlarca aynı çaplı ve yakın ağırlıktaki gümüş 25 Kuruşlar ile karıştırılıyor diye 12 parça dalgalı formda üretildi. Bahsi geçen 1 Kuruşlukların, aynı dönemde İngiliz Darphanesince üretilen ve P.M. baş harflerini taşıyan, Irak Kralı Gazi ve Mısır Kralı Faruk portreli sikkeler ile – çapı farklı da olsa –  aynı formda olması, ana tasarımın İngiliz Darphanesi ile bağlantılı olarak üretildiğine işaret sayılabilir.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Percy Metcalfe, İngiliz Kraliyet Darphanesinde 1924 – 1948 yılları arasında hizmet etti, İngiliz Kralı 6. George portresi ile pek çok ülkenin paralarını ve madalyalarını tasarladı. Kendisini meşhur eden, en ünlü çalışmaları, Serbest İrlanda Devleti için ürettiği Barnyard (çiftlik avlusu) Serisi olarak da bilinen, evcil bazı hayvanları resmettiği seridir.

İngiltere’den ayrılan ülke kendi paralarını üretmek için 1926’da uluslararası yarışma düzenledi. Katılan 66 kalıp arasında Metcalfe’in  kalıpları beğenildi. Bir kısmı av, bir kısmı besi hayvanından oluşan desenler “asaletlerine” göre paraların değeri ile eşleştirildi. İngiltere’den ayrılan yeni devletin paralarının İngiliz para düzeninde, bir İngiliz tarafından tasarlanması ve İngiliz Darphanesi’nde basılması eleştirilse de, nihayetinde Metcalfe’in tasarımları, Nobel ödüllü şair Yeats’ın  deyimiyle “…onlara herkesten daha uzun süre, tek tek, dikkatle bakacak olanlar; sanatçılar ve çocuklar için tasarlandığı” için, büyük uluslararası beğeni kazandı.

 

Serbest İrlanda Devleti madeni paraları: At, somon balığı, boğa, tavuk ve civcivleri, domuz ve yavruları, tavşan, köpek ile çulluk desenleri kullanılan “Çiftlik Avlusu” serisi.

Percy Metcalfe, İngiliz Darphanesinde çalıştığı dönemde, İrlanda Devleti için tasarladığı paralarla kazandığı şöhret ve Sir Robert Johnson’dan gördüğü destek ile, birçok ülkenin paralarında kullanılan kalıbı üretti. Bunlardan bazıları; Romanya Kralı 1. Mihai, Bulgar Kralı 3. Boris, Irak Kralları Faysal ve Gazi, Mısır Kralları Fuat ve Faruk, ayrıca Yunan paralarındaki Demeter ile Poseidon’dur.

 

Yazı baş resmi; Percy Metcalfe Bulgar Kralı 3. Boris portreli kalıp üzerinde çalışırken, Photo: HenryMooreInstitute

*Percy Metcalfe’in Türk paralarına katkısı hakkında araştırmalarımıza temel oluşturan değerli ipuçları sağlayan World of Coins forumu kullanıcıları <k>, africancoins, forum yöneticisi Peter Kraneveld’e ve İngiliz Darphanesi Müzesi Halkla İlişkiler Sorumlusu David Mason’a tşekkürü borç biliriz.

Ressam Ali Cemal

1934 yılında yeni harflerle basılacak paraların tasarımı için açılan yarışmaya katılan sanatçılardandır. Kalıpları, yarışma resmi sonuçlarına göre birinci seçilmedi, sonradan ikinci seçildiği açıklandı. Nihayetinde 100 Kuruşlarda kendisinin rölyefleri kullanıldı.

Ünlü ressam Ali Cemal Benim olmayıp, kendisiyle sadece isim benzerliği mevcuttur. Sanatçıya dair dönemin gazetelerine yansıyanlar haricinde bir bilgiye maalesef ulaşabilmiş değiliz.

1934’te tedavül paraları için düzenlenen yarışmanın seçici heyeti, tura yüzünde kullanılacak Mustafa Kemal rölyefi için birinciliğe Mesrur İzzet Bey‘in,  yazı tarafı ise Güzel Sanatlar Akademisi öğretmenlerinden Vedat Ömer Ar’ın tasarımını seçti ve sonucu bu şekilde ilan etti.

Ressam Ali Cemal Bey’in katılımcı zarfı yarışma kurallarına aykırı olarak açılmış halde iade edildi ve kendisi bu durumu Cumhuriyet Gazetesine yazdığı mektupla kamuoyuyla paylaştı. Gazetelerde usulsüzlük imalarıyla paylaşılan haberlere Maliye Bakanlığı verdiği yanıtta Ali Cemal Bey’in kalıplarının ikinci seçildiğini, değerlendirilmek üzere Ankara’ya gönderilmeye layık görüldüğünü, zarfın bu sebeple açıldığını belirtti.

Ali Cemal Bey de 4 Eylül 1934 tarihli Cumhuriyet’e ilk beyanatından sonra Darphane ile görüşüp konunun açıklandığını bildirmiştir:

Darphane müdüriyetinde Türk Sanatkarları arasında açılan müsabakada kapalı zarf1m1n açılmasının şartnameye muhalif bir hareket olduğu zannı ile muhterem gazetenize müracaat etmiş ve yaptığım kalıpların resmini takdim etmiştim.
Darphane müdürü Fuat Bey’in san’atkarları himaye hisleriyle mütehassis olduğuna ve müsabakada bir usulsüzlük olmad1ğına kanaat getirdim. Hakikati tavzih z1mnında arzı keyfiyet ederim.

Yine de, 26 Ekim 1934 tarihli Zaman Gazetesi röportajına göre Maliye Bakanlığı ve “konunun ilgilileri”, 100 Kuruşlarda kullanılmak üzere Ali Cemal Bey’in yazı ve tura yüzleri desenlerini tercih etmiştir.

Ahmet Mesrur Durum (1873 ~ 1952)

İstiklal Madalyasının, Türkiye Cumhuriyeti’nin erken döneminde tedavülü devam eden Osmanlı ufaklık paraları ve Cumhuriyetin eski harfler ile basılan altın ve bronz, tüm madeni paralarının tasarımcısı heykeltraştır (*1)

Sanayi-i Nefise Mektebi (İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi – Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) mezunudur.

1905 yılından itibaren Darphane-i Amire’de modelcilik yaptı.

Heykel, resim, nümismatik ve filateli gibi pek çok ilgi alanı bulunan sanatçı, çeşitli kuruma da madalya tasarladı.

Mesrur İzzet Bey’in Cumhuriyet döneminde ürettiği eserlerinden bazıları:

  • 100 Para 1924 ~1928
  • 5 Kuruş 1924 ~1928
  • 10 Kuruş 1924 ~1928
  • 25 Kuruş (nikel) 1925 ~1928
  • 25 Kuruş (1/4 Altın Lira, Meskuk) 1926 ~1929
  • 25 Kuruş (1/4 Altın Lira, Ziynet) 1927 ~1928
  • 50 Kuruş (1/2 Altın Lira, Meskuk) 1926 ~1929
  • 50 Kuruş (1/2 Altın Lira, Ziynet) 1927 ~1928
  • 1 Lira (Ankara Altını, Meskuk) 1926 ~1929
  • 1 Lira (Tam altın, Ziynet) 1927 ~1928
  • 2,5 Lira (Ankara Altını, Meskuk) 1926 ~1929
  • 2,5 Lira (İkibuçukluk Ziynet altını) 1927 ~1928
  • 5 Lira (Ankara Altını, Meskuk) 1925 ~1929
  • 5 Lira (Beşibirlik Altın, Ziynet) 1927 ~1928
  • 10 Para 1936(ilk tasarımını daha 1934’te  gerçekleştirdiği bu ufaklık yarışma harici tutulmuştur. 1936’da deneme baskıları çalışılmışsa da gerçek anlamda tedavüle verilişi 1940 yılındadır.
  • 2005 Yılı 50 Yeni Kuruş tura tarafındaki Kravatlı Atatürk rölyefi, sanatçının 1933 yılı madalyaları için çalıştığı portrelerden alıntıdır düşüncesindeyiz (*33, Sf. 38 ayrıca Celil Ender & Orhan Okay Mesrur İzzet Bey Özel Sayısı 1. Bölüm, Sf. 53 & 58, en üstteki madalyon).

Celil Ender & Orhan Okay tarafından 2003 ve 2004 yıllarında Türk Nümismatik Derneği tarafından yayımlanan özel sayılar, Mesrur İzzet Bey’in hayatı ile ilgili çok değerli ve ayrıntılı bilgiler içerir. Yeni bilgiler ışığında, bahsedilen detaylardan bazıları,  güncellemeye ihtiyaç duyar kanısındayız:

  • 100 Kuruş 1934 tasarımı için açılan yarışmada; jüri, tura yüzünde kullanılacak Mustafa Kemal rölyefi için birinciliğe Mesrur İzzet Bey’in,  yazı tarafı ise Güzel Sanatlar Akademisi öğretmenlerinden Vedat Ömer Ar’ın tasarımını seçmiştir. 1. Cilt sayfa 30’da 26 Ağustos 1934 Cumhuriyet ve 8 Eylül tarihli Zaman gazetelerinden küpürler verilmiştir. Dönemin gezeteleri detaylı tarandığında ortaya çıkıyor ki, Ressam Ali Cemal Bey‘in çalışmaları da Ankara’ya gönderilmeye layık bulunmuştur. 29/08 ve 04/09 tarihli Cumhuriyet, 01/09 tarihli Vakit’te çıkan haberler ve 26 Ekim 1934 tarihli Zaman Gazetesi röportajına göre; Maliye Bakanlığı ve konunun ilgilileri, parada kullanılmak üzere Ali Cemal Bey’in yazı ve tura yüzleri desenlerini tercih etmiştir.

 

  • 1. Cildin 97. sayfasında 1935 tarihli bir Atatürk rölyefi verilmiş, dip not olarak da yeni basılacak gümüş paralar için yapılan alçı olduğu belirtilmiştir. Bu bilgiye göre, yarışma birincisi ilan edilen çalışmanın paralarda değilse de Darphanenin başka ürünlerinde kullanıldığı anlaşılır. Çünkü gösterilen portre, büyük ihtimalle, 6. Tıp Kurultayı için Darphanenin ürettiği rozetlerdeki portedir.

 

  • 2. Ciltte 1938 tarihli 1 ve 5 Lira değerinde birkaç para kompozisyonu, biri zeytin ile meşe dalları ile süslenmiş, diğeri ise at sırtında Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün resmedildiği iki adet tura tarafı taslağı yayımlandı (Sf. 13, 14 ve 18). İngiliz Kraliyet Darphanesi 1938 yılı raporunda (Sf. 16) şöyle bir not mevcuttur: “1938 yılında yeni harflerle basılacak altın liralar için yarışma açıldı, Percy Metcalfe’in tasarımları seçildi. Ancak Atatürk’ün ölümü ile paraların basılması ihtimali kayboldu“. Mesrur İzzet Bey’in altın renginde boyanmış taslakları da bahsedilen bu yarışma için çalışılmış olmalı.

 

[1] Milliyet Gazetesi’nin 1975 baskısı “50 Yıllık Yaşantımız” 1. Cildinde (Sf. 191), “Cumhuriyet’in ilanından sonra basılan ilk madeni paralar  üzerindeki motifleri Darphane Müdürü Niyazi Asım Bey çizmişti” denir, ancak Mesrur İzzet Bey 8 Eylül 1934 tarihinde Zaman Gazetesi’ne verdiği röportajda açıkça “Eski harflerle olan Cümhuriyet nikel paralarının resimlerini de ben yaptım. Bugün piyasada kullanılmakta olan nikel kuruşlar ve yirmilik ile onluklar benim eserimdir.” şeklinde beyan eder.

Celil Ender & Orhan Okay eseri 2003 yılı 1. sayıda (Sf. 93), Niyazi Asım’ın yüksek kabartma röliyefi paylaşılır ve açıklama olarak da “Mesrur İzzet Bey’in arkadaşı Darphane-i Milli’nin ilk genel müdürü Niyazi Asım” verilmektedir. 

Niyazi Asım, Osmanlı Meskükat-ı şahane idaresi, Darphane-i Amire’sinin son döneminde müdürlük yaptı, 1934’te dahi fikirlerine başvurulduğu görülür.

Bu bilgiler ışığında, 1975’teki notun hatalı olması gerekir. Çünkü Mesrur İzzet Bey’in, eski amirinin çizdiği desenler hakkında, hem de henüz  sağlığında ve de hala devlet katında öneminin devam ettiği bir dönemde “ben çizdim” demesi ihtimal dışı olsa gerek.

Cumhuriyet Paralarının Tarihçesi

1. Bölüm

(Cumhuriyet’in ilanından 1950’ye kadar)

Türk geleneğinde, egemenliğin kabul gören iki ana sembolü vardır; ilki hükümdarın adına hutbe okunması ve ikincisi de adına sikke kesilmesi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin de, denebilir ki 29 Ekim 1923’te adı konmuş, hutbesi okunmuştur. Ancak şartlar henüz yeni para darbına elverişli olmadığından, Cumhuriyet henüz ilk yılında kendi parasını basamadı ve de ticareti sekteye uğratmamak adına, Osmanlı döneminden devrolan paraların kullanımına devam edildi. Sultan Reşad adına Alman Nikel Fabrikaları Şirketine darp ettirilen nikel ufaklıklar ile Sultan Vahdettin adına basılan 40 Paralık sikkeler (*1), yenileri basılıp piyasada yaygınlaşana kadar geçerliliğini korudu.

1924

Cumhuriyet’in kendi adına para üretebilmesi için 1924 Şubatında 411 numaralı “Meskukat Darbı Hakkında Kanun” çıkarıldı. 3 Ağustos 1924’te 10 Kuruş, Eylül’de 5 Kuruş ve 14 Ekimde de 100 paralık bronz ufaklıklar tedavüle verildi.(*2, Sf.5)

Alışılagelmiş birimler korunarak, 1 Lira = 100 Kuruş, 1 Kuruş = 40 Para katsayılarına dayanan dönüşüm sistemine devam edildi. Cumhuriyetin ilk madeni paralarının tasarımını, İstiklal Madalyasını da tasarlayan Mesrur İzzet Bey (Ahmet Mesrur Durum) gerçekleştirdi.


1925

5 Ekim 1925’te Cumhuriyet’in ilk altın parası olan 5 Liralar törenle basıldı. Presten çıkan ilk 5 Lira Atatürk’e verilmek üzere Maliye Bakanı Abdülhalik Renda’ya teslim edildi(*2, Sf.6).

Ufaklıklar’a halk arasında “manda gözü” lakabını alan 25 Kuruşluk nikel para eklendi.


1926

1926 ve sonraki paralarda, miladi takvim yılı,  eski yazı ve rakamlar ile (١٩٢٦) kullanılmaya başladı. (*2, Sf.8)

Miladi ~ Rumi yıllar eski yazı ile

Meskuk Altınlardan iki buçuk (2½), Tam (1), Yarım (½) ve Çeyrek (¼) Liralar basılmaya başladı.


1927

Ziynet altınlarının üretimine başlandı. bu tipteki altınlar da Meskuk altınlar gibi beş tip olarak basıldı. Meskuk altınları Lira cinsinden tanımlanırken, ziynetler ise 500, 250, 100, 50 ve 25 “Kuruş” değerinde tarif edildi.(*2, Sf.12)

5 Aralık 1927’de Cumhuriyet’in ilk banknotları tedavüle verildi. Resimlerini Ressam Ali Sami (Boyar) Bey’in oluşturduğu (*5 Sf.6) ve basımı İngiltere’de yapılan 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Liralık kupürlerden oluşan bu banknot grubu, günümüzde “Birinci Emisyon” olarak adlandırılır.

Banknotlar, Harf Devrimi’nden önce basıldığı için eski yazı ile, ve kupür değerleri ayrıca Osmanlı Evrak-ı Nakdiye’sindeki teamüller de korunarak, ayrıca Fransızca ifade edildi. O dönemde para sistemi hala altın karşılığına dayandığından, yani tedavüle verilen tüm kağıt paraların altına dönüşüm garantisi olduğundan, 500 ve 1.000 Lira gibi büyük kupürlü kağıt paraların alım gücü çok yüksekti. Bu sebeple yüksek değerli bu banknotlardan günümüze pek azı kalabildi. Beşyüz Liralık banknotların 100, Bin Liralık banknotların ise sadece 23 adedi bankaya dönmedi. (*36, 2014 baskısı Sf.146 & 147)


1931

Yeni Türk Harfleri 1928’de kabul edildiyse de, 1929’da dünyayı saran ekonomik bunalım sebebiyle yeni harfli paraları tedavüle sürmek 1934’ten önce mümkün olmadı. Elde edilen 50 ve 1.000 Lira banknot numune baskılarından (spesimen), Latin Harfli banknotların taslaklarının oluşturulduğu, ancak tedavüle verilmediği anlaşılmaktadır. (*36, 2014 baskısı Sf.149).


1934

Yeni Harflerle tedavüle çıkan ilk para, tasarımı için yarışma açılan, Mustafa Kemal Atatürk portreli gümüş 100 Kuruş oldu.

Ressam Ali Cemal‘in kalıplarının kullanıldığı paradan başlayarak, 1944 yılına kadar olanlardaki Cumhuriyet kelimesi, “Cümhuriyeti” şeklinde “ü” harfi ile yazıldı(*8 Sf.62).


1935

1, 5, 10, 25 ve 50 Kuruştan oluşan, kendi içinde uyum gösteren bir seri halinde, İngiliz Darphanesi sanatçılarından Percy Metcalfe tasarımı yeni madeni paralar tedavüle verildi.

Daha değerli olan gümüş sikkelerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sola bakan portesi, küpronikel ufaklıklarda ise henüz oranları standartlaştırılmamış ay ve yıldız deseni kullanıldı.


 

1937

100 Kuruş yerine gümüş 1 Lira tedavüle çıktı. Tura yüzünde 50 ve 25 Kuruşlardaki Atatürk rölyefi, yazı tarafında ise 50 Kuruştaki ile aynı tarzda fakat iki adet buğday başağı ve önde Ankara meskuk altınlardakine benzer oranlarda ay ve yıldız deseni kullanıldı.

2. Emisyon banknotlardan 5 Lira piyasaya verildi.


1938

Atatürk portreli ziynet altınlarının üretimi başladı. Tasarımlarında V. Mehmed Reşad dönemi 500 Kuruş ziynet altınındaki çiçek motifli çerçeve kullanılarak Osmanlı arması yerine 32 adet yıldızdan oluşan çember içinde Atatürk portresi, “duribe fi kostantiniyye” (İstanbul’da darbedildi) yazısı yerine de yine 32 yıldızlı daire içinde kaligrafik formda Türkiye Cümhuriyeti ibaresi kullanıldı.

1 Kuruşluk ufaklıklar, aynı çaptaki gümüş 25 Kuruş ile karıştırılıyor diye dalgalı formda yenilendi.

Yeni harfler ile basılan, 2. Emisyon 10, 50 ve 100 Liralık banknotlar tedavüle çıktı.


1939

İki buçuk (2½), 500 ve 1.000 Liralık banknotlar, 2. emisyona devamla piyasaya çıktı.


1940

İsmet İnönü portreli gümüş 1 Liralar ile bronz 10 Para ufaklık tedavüle verildi.

İnönü portreli 500 ve 1.000 Liralık kağıt paralar piyasaya sürüldü.


1941

İngiltere’de bastırılan 50 Kuruş ile 100 Liralık banknotları taşıyan gemi, Yunanistan’ın Pire Limanı’nda Alman savaş uçaklarının bombardımanına maruz kalarak battı. Bahsi geçen banknotlar Türkiye’de tedavüle verilmeden geçersiz sayıldı. (*14 Sf. 15, *36, 2014 baskısı Sf.169)


1942

2. Emisyon banknotlardan İnönü portreli 1 Lira piyasaya verildi.

İsmet İnönü portreli 10, 50 ve 100 Lira, 3. Emisyon kapsamında piyasaya verildi. Banknotların basımı için başta Alman matbaalardan hizmet alındı, ancak 100 Liralıklardan TCMB’nin onayı alınmamış seriler piyasada görülünce (*36, 2014 baskısı Sf.181), sonraki banknotlar Amerikan matbaalarında bastırıldı.


1943

İnönü portreli ziynet altınları basılmaya başladı.


1944

Yeni harflerle basılacak meskuk altınlar, Meclis’te Manisa vekili Hikmet Bayur’un teklifi üzerine(*2, Sf. 34), yarısı Atatürk yarısı ise İnönü portreli iki tipte üretildi.

25 Kuruş ufaklıklar gümüş yerine bronz-nikel alaşımından üretilmeye başladı. Tura yüzündeki Atatürk portresi yerine bayrak kanunu ile oranları standarda bağlanan ay-yıldız motifi kullanıldı. Bu para ile tura yüzündeki Cumhuriyet kelimesi, bugün kullandığımız biçimde u harfi ile yazıldı (*8 Sf.62). Tutya (çinko) ve bronzdan mamul bu paralar, askeri ihtiyaç fazlası top mermisi kovanlarının eritilip yeniden değerlendirilmesiyle üretildi (*14 Mart 1948 tarihli Ulus “Darphane’de Birkaç Saat” başlıklı, Ziya Tansu imzalı haber ve *42 Sf.46)

Banknotların 2. emisyon grubuna Alman baskısı İsmet İnönü portreli 50 Kuruş eklendi.


1946

İnönü portreli 500 ve 1.000 Liralık banknotlar, 3. emisyona devamla basıldı.


1947

Yazılarını hattat Prof. Emin Barın‘ın yazdığı, Ay yıldız desenli 1 Lira ve 50 Kuruşluk gümüş sikkeler ile bronzdan mamul, delikli 1 Kuruşlar piyasaya verildi. 1924’ten beri madalyon yönünde basılan madeni paralar sikke yöneliminde basılmaya başladı.

3. emisyon iki buçuk (2½) Liralık banknot, 2. tertip 50 Lira ile, 4. Emisyon 10 ve 100 Lira kağıt paralar piyasaya verildi.


1948

1944’te bronzdan üretimine başlanan 25 Kuruşların yazı tarafı da buğday başaklarının oluşturduğu bir çelenkle süslenerek, tedavülde bulunan 1 Lira ile 50 Kuruş ile uyumlu hale getirildi.

Ortası delik bronz ufaklıklar, 100 Para yerine artık ikibuçuk (2½) kuruş değerinde tedavüle verildi.

Bir önceki yıl tedavüle verilen 1 Kuruş ile seri oluşturacak halde Yarım Kuruş (½) değerinde sikkeler de basıldı ancak tedavüle verilmedi. 1949 darphane setlerinde bulunanlar ile, imha edilmeyip 1980’lerde ortaya çıkanlar ile birlikte 300 adedin altında olduğu kabul edilir (*25 Sf. 12).

4. emisyon 10 Liralık banknotların 2. tertibi tedavüle verildi.


1949

Tura tarafında Ay-yıldız, yazı tarafında buğday demetinden çelenk desenine sahip 10 ve 5 Kuruşlar piyasaya verildi. Böylece 1 Lira, 50, 25, 10 ve 5 kuruşluk seri bir desen uyumuna kavuşturuldu.


… devamı yakında