Nalan Yerlibucak

1980 İzmit doğumlu sanatçı 2001 yılında M.Ü.G.S.F Heykel Bölümünden mezun oldu. 22 Temmuz 2008 yılında Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’nde heykeltıraş olarak göreve başladı ve halen Darphane bünyesinde hizmet vermektedir.

Katıldığı Etkinlikler ve Sergiler :

  • 2008 – Yazlık ‘08 Artisan Sanat Galerisi (İstanbul) 2008 – Genç Heykeltıraşlar Sergisi Artisan Sanat Galerisi (İstanbul)
  • 2008 – Marmara Üniversitesi Mezunlar Sergisi – M.Ü.G.S.F Sergi Salonu
  • 2007 – Fikret Mualla Resim Atölyesi Muhammet Şengöz Öğrencileri Sergisi KYÖD Sergi Salonu, ( Kocaeli)
  • 2007 – 2. Genç Sanatçılar Atölyesi-Workshop II ( Yesemek Bienali – Gaziantep)
  • 2005 – 3. Sanat Akmerkez’de Karma Sergisi (İstanbul)
  • 2003 – Nilay Kan Büyükişleyen Heykel Atölyesi Sergisi Kaş Sanat Galerisi (İstanbul)
  • 2002 – 63. Devlet Resim ve Heykel Yarışması Sergisi (Ankara)
  • 2001 – Su ve Us Sergisi (M.Ü.G.S.F. İstanbul)

Ödüller

2007-“Kemal Türkler Anıt Mezarı Ulusal ve Tek Aşamalı Proje Yarışması” 2.’lik Ödülü, (İstanbul)

Darphane’de tasarımını gerçekleştirdiği paralar:

  • 2001 32. Avrupa Erkekler Basketbol Şampiyonası
  • 2001 Türkiye’nin Kuşları
    • Ala Sığırcık (Sturnus roseus)
    • Kızıl Akbaba (Gyps fulvus)
    • İzmir Yalıçapkını (Halcyon smyrnensis)
    • Küçük Karabatak (Phalacrocorax pygmeus)

 

  • 2002 Türkiye’nin Çiçekleri
    • Şakayık (Paeonia turcica)
    • Anadolu Orkidesi (Orchis anatolica)
    • Anadolu Glayölü (Gladiolus anatolicus)
    • Allıgelin (Tchihatchewia isatidea)
    • Çakalnergis (Sternbergia candida)
    • Manisa Lalesi (Tulipa orphanidea)

 

  • 2003 Fifa Dünya Kupası 2006 Almanya
  • 2004 Leyla Gencer (Binyılın Türkleri Serisi)

 

  • 2005 Mostar Köprüsü
  • 2005 Edirne Selimiye Camii
  • 2005 Türkiye’nin Hayvanları
    • Çizgili Sırtlan
    • Uzun Kulaklı Kirpi

 

  • 2007 Truva – İnsanlığın Kültür Mirası
  • 2007 Dünya İzciliğinin 100. Yılı
  • 2007 Kariye / Chora

 

  • 2008 Kaşgarlı Mahmut 1000. Doğum Yılı

 

  • 2009 Frederic Chopin 200. Doğum Yılı
  • 2009 Katip Çelebi 400. Doğum Yılı
  • 2009 1 Lira Elephant / Fil
  • 2009 1 Lira Caretta Caretta / Su Kaplumbağası

 

  • 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti
  • 2010 Amasya Evleri
  • 2010 Dericillik (Geleneksel Türk El Sanatları)
  • 2010 Ertuğrul Fırkateyni
  • 2010 1 Lira Ankara Kedisi
  • 2010 1 Lira Sivas Kangal Köpeği

 

 

  • 2012 1 Lira Kızıl Geyik
  • 2012 1 Lira Anadolu Parsı
  • 2012 Urfa Göbekli Tepe
  • 2012 İzmir Saat Kulesi (Saat Kuleleri)
  • 2012 Uşak – Manisa (Yedi Bölge Yedi Şehir Serisi)

 

  • 2013 Dolmabahçe Saat Kulesi
  • 2013 Ahşap Oyma – Kündekari (Geleneksel Türk El Sanatları)

 

  • 2014 1 Lira Byerley Türk Atı
  • 2014 1 Lira Anadolu Kartalı
  • 2014 1 Lira Çizgili Sırtlan
  • 2014 Halide Edip Adıvar 50. ölüm yıldönümü

 

  • 2015 Sarıkamış Harekatı 100. Yıl
  • 2015 Gelibolu
  • 2015 Hamidiye Kruvazörü
  • 2015 Nusret Mayın Döşeme Gemisi
  • 2015 Ertuğrul Fırkateyni 125.Yıl
  • 2015 Midilli Kruvazörü
  • 2015 Muavenet-i Milliye Muhribi
  • 2015 İlk Kadın Hemşiremiz Esma Deniz

 

  • 2016 Orhun Anıtları
  • 2016 Kut-ül Amare Zaferi 100. Yıl
  • 2016 Yusufçuk
  • 2016 Erzurum Saat Kulesi
  • 2016 Yesemek Heykel Atölyesi
  • 2016 Zonguldak – Rize (Yedi Bölge Yedi Şehir Serisi)

 

  • 2017 Mavi Yengeç
  • 2017 İlk Müzenin Kuruluşunun 125. Yılı – İskender Lahiti
  • 2018 Şeyh Edebali
  • 2019 Danişmentliler – Çaka Beyliği (Anadolu Beylikleri Serisi #1)
  • 2022 Gülbaba Türbesi Budapeşte Macaristan
  • 2022 Mersin Balığı
  • 2023 100 Lira gümüş Cumhuriyetin 100. Yılı
  • 2023 5 Lira bronz hatıra – Cumhuriyetin 100. Yılı

 

[1] 2012 yılından itibaren satışa çıkarılan hatıra paralarının Darphane duyuruları veya sertifikalarında sanatçının ismi belirtilmediğinden, bu tarihten sonraki paraların sanatçıları, üzerindeki imzalardan tespit edilebildiği kadarıyla listelenmiştir. Yeni bilgiler ışığında listeyi güncel tutmaya çalışıyoruz.

İsa Avni Kumuk (1934 ~ 2017)

Samsun’da Kafkas asıllı bir ailenin en büyük oğlu olarak 1934’te doğan sanatçı, 6 yaşından itibaren aile mesleği olan kuyumculukla haşır neşir oldu. İlkokulda yüksek matematik becerileri sebebi ile arkadaşları arasında Pisagor ismi takılmıştı. 6 yaşında buhar makinesi yaptı ve çalıştırdı. 1953 yılında liseden mezun olduktan hemen sonra Kapalı Çarşı’da açtığı dükkanda bilfiil kuyumcu ve hakkak olarak üretim yaptı. İTÜ’de Makine Mühendisliği Bölümüne 12. sırada girdi, kuyumculuktan edindiği tecrübe ile öğrenciliği sırasında Silahlı Kuvvetler ’in çeşitli kolları için madalya ve armalar üretti.

1964 – 1976 yılları arasında, önceleri grafiker ve yevmiyeli teknik personel, 1967’den itibarense gravür atölyesi şefi ve Teknik Müşavir olarak Darphane’ye hizmet etti.  1968’de Topkapı Sarayı’nda sergilenen Kaşıkçı Elmasının incelenmesi, ölçülerinin ve sahihliğinin tespiti ile görevlendirildi.

1970 yılındaki ilk hatıra paradan başlayarak pek çok paraya hem mecazen hem de gerçek manada imza atan sanatçının tekniği, 1957 yılında çıkartılan madeni paraların kalplarını hazırlayan İtalyan sanatkar Giampaoli‘ ye benzetilir.

1970’lerin başında, dönemin Darphane yönetimi, Anadolu kıyafetleri koleksiyoneri Sabiha Tansuğ’un bir sergisini ziyaret eder ve bu tür yöresel kıyafetlerin yeni çıkacak paralarda kullanılabileceği düşünülür. Bu yönde bir desen üretmesi için Avni Bey, Sabiha Tansuğ’un Ankara başlığı giymiş bir fotoğrafını çekti, ancak birebir belirli bir şahsı resmetmiş olmamak için fotoğrafın surat kısmını kesip, sadece Ankara başlığı kısmını kullandı. Normalde Darphane’ye kendisine tahsis edilen araç ve şöför ile gidip geldiği halde, paraya işlemeyi düşündüğü ortalama Türk kadını hayalinde canlandırabilmek için, bir süre toplu taşıma ile şehirde dolaşarak 50 Kuruş ve daha sonraki hatıra paralarda kullanılan deseni yarattı.

 

1974 – 1976 arasında Darphane Müdürlüğü yapan Cemalettin Seber’e (namı diğer Cemal Süreya), kurumda kullanılmayan eski makineleri hurdaya çıkartması talimatı verildiği bir dönemde, Avni Kumuk, sözü edilen makinelerin tarihi vasfını vurgulayarak Cemal Süreya’yı bakanlık ile görüşmeye ikna etti ve tarihi makinelerin bugün Darphane Bünyesinde sergilenmesini sağladı.

Cemal Süreya’nın keleminden Avni Kumuk:

(“Günübirlik”ler – Toplu Yazılar 2 – YKY)

Büyük Bir Kalemkâr

İlk resmi Türk darphanesi Fatih zamanında, İstanbul’un alınışından hemen sonra, Beyazıt yakınlarında bir yerde kurulmuştur. Cumhuriyet dönemine dek madeni paralarda insan resmi olmadığı gibi tam rölyef de yoktur. Hep iki boyutlu çalışılmıştır. Paralar, iki çelik yüzey arasına yerleştirilmiş madeni pullara çekiçle vurularak yapılıyordu. Gerçi I. Mahmut zamanında para yapımında presler de kullanılmaya başlanmıştır. Ancak, gerçek anlamda rölyefli sikkelerin basımı için Cumhuriyet dönemini beklemek gerekecektir.

Cumhuriyet döneminde, 1957’ye dek, paralardaki rölyefler hep yabancı uzmanlara, sanatçılara yaptırılmış ya da onların hazırladıkları kalıpların, çalışmaların çoğaltılmasıyla yetinilmiştir. Sözgelimi Atatürk rölyeflerini ilk sıralarda bir İngiliz sanatçı yapıyordu. 1957’den sonra Batı’daki örneklerin niteliklerini taşıyan ilk paralarımız da bir yabancı uzmanın, İtalyan darphanesi baş gravörünün emeğiyle hazırlanmıştır.

Ama son on beş yıl içinde Darphane’de yapılan bütün madeni paraların, madalyaların, madalyonların üstünde bir Türk sanatçısının emeğini, ustalığını görüyoruz: Avni Kumuk.

Kim bu Avni Kumuk? Maden üstünde üç boyutlu çalışan, “hatıra paralar”ın üstüne imzasını atan ilk Türk. Ayrıca bu alanda tek Türk. Gerçi maden üstünde rölyefli çalışmalar yapan Palti adlı başka bir yurttaşımız daha var, ama, o genellikle kalıpları İtalya’da yaptırıyor. Avni Kumuk çok yönlü bir sanatçı.

Bir paranın, bir madalyonun deseninden baskısına dek uzanan yapım çizgisinin bütününü kapsayan bir çalışması var: Sanatçıyla teknisyenin, teknisyenle işçinin hünerlerini, erdemlerini birleştiren bir çalışma. Bu konuda bileşik ve korkunç diyebileceğimiz bir duyguya yükselmiş: Merih’in dünyadan çekilmiş fotoğrafını gösterin, size bu gezegenin ırmaklarının derinliğini, dağlarının bitkisel örtüsünü, küçük ve kaçak keçiyollarını söylesin. Yine de desenci yanının gravör yanı kadar güçlü olmadığı kanısındayım. Bence iyi bir desenciyle çalışırsa, yalnız ülkemiz değil, dünya ölçüsünde kabartma yapıtlar ortaya koyabilir. Avni Kumuk kendisini daha çok madalyalarda, özellikle de madalyonlarda ortaya koyuyor. Bu tür çalışmalarda daha özgür deneylere girebiliyor da ondan.

Avni Kumuk, 1934 yılında Samsun’da doğmuş. Teknik Üniversite Makine Fakültesi’nde okumuş. Ancak hayat güçlükleri onu bu fakültenin beşinci sınıfından ayrılma zorunda bırakmış. Baba mesleği olan kuyumculuk işleriyle uğraşmış. Bu arada da Darphane’ye girmiş. Kuyumculuğun bin yıllık deneyleriyle mesleki öğreniminden edindiği görgüyü birleştirme olanağı bulmuş bu kurumda. Gerçekten de ülkemizde gravör yetiştiren başka hiçbir yer yok. Güzel Sanatlar Akademisi’nde de, Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi’nde de ayrı bir gravür, bir madalyon bölümü olmadığı kanısındayım. Bu yüzden, Avni Kumuk, bir rastlantı sonucu olarak mı bilmiyorum, kendi yeteneğine en uygun bir çalışma ortamı bulmuştur Darphane’de. Bugüne dek 100 kadar madalyon yapmış. Elinizdeki paraların kalıplarını da o hazırlıyor.

Makineleşmenin ilerlemesiyle gravörün işi tehlikeye giriyor mu? Ya da bir gün girebilir mi? “Hayır,” diye karşılık veriyor Avni Kumuk, “bu işte insan elinin hünerini ortadan kaldıramazsınız. Üstelik günümüzde bile 200 yıl önceki yöntemlerle çalışılıyor. Çok şey değişmiş değildir aslında. Alçı modeli hazırlayan biziz, pantografla ufaltan yine biz, çelik üstüne doğrudan doğruya işleyen yine biz. Kabartma sanatında sanatçıyı ortadan kaldıramazsınız. Ya da en son ortadan kaldırılacak kimse o olacaktır. ”Dünyada ilk madeni para Anadolu’da basılmıştır. M.Ö. 700 yıllarında Lidya’da ırmak yataklarında bulunan elektron adlı bir maden kullanılıyordu bu paralarda. Ne yazık ki, aynı Anadolu’da para rölyefleri Avni Kumuk gibi bir sanatçı ortaya çıkana dek hep yabancılara yaptırılmıştır.

Darphane’deki hizmetlerinin ardından, 1982’de kurduğu International Goldart İstanbul firmasında aralarında Türk Nümismatik Derneği’nin hazırlattığı madalyonlar da bulunan 700’ü aşkın madalya, bröve, şeref madalyaları, MİT amblemi, Polis rozetleri ve benzeri eser üretti. Yerli ve yabancı, resmi ve özel pek çok kurumdan teşekkürnamelerle taltif edildi.

Ürettiği tedavül ve hatıra paraları:

1970:

  • Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 50. Yıldönümü temalı 25 Lira değerindeki gümüş hatıra para,
  • FAO temalı, “Saban kılıçtan üstündür” sloganlı akmonital 2½ Lira.

1971:

  • Malazgirt Zaferi’nin 900. Yıldönümü temalı gümüş 50 Lira,
  • FAO temalı, “Saban kılıçtan üstündür” sloganlı bronz 10 Kuruş,
  • Yöresel başlık giymiş köylü kızı portreli akmonital 50 Kuruş.

1972:

  • 30 Ağustos Zaferinin 50. Yılı temalı gümüş 50 Lira,
  • Afyon’da dağıtılacak altın hatıra madalyonlar

1973:

  • Cumhuriyet’in 50. Yıldönümü temalı 50 ve 100 Lira değerinde gümüş, 500 Lira değerinde altın hatıra paralar,

1974:

  • Samsun’daki Atatürk Heykeli desenli akmonital 5 Lira,

1975:

  • FAO temalı, “Aile planlaması Herkes için yiyecek” sloganlı, alüminyum 5 Kuruş

1976:

  • FAO temalı, “Kadının süsü, kültür ve erdem olmalıdır” sloganlı, alüminyum 5 ve 10 Kuruşlar ile akmonital 5 Lira

1978:

  • FAO temalı, “Kadının süsü, kültür ve erdem olmalıdır” sloganlı akmonital 50 Kuruş, 1 ve 2½ Lira
  • FAO temalı, “Saban kılıçtan üstündür” sloganlı akmonital 5 ve gümüş 150 Lira.
  • FAO temalı, “Kadının süsü, kültür ve erdem olmalıdır” sloganlı altın 500 Lira,
  • FAO temalı, “Aile planlaması Herkes için yiyecek” sloganlı, altın 1.000 Lira

1979:

  • FAO temalı, “Aile planlaması Herkes için yiyecek” sloganlı, bronz ve alüminyum 1 Kuruş
  • FAO temalı, “Saban kılıçtan üstündür” sloganlı akmonital 50 Kuruş ve 1 Lira,
  • FAO temalı, “Aile planlaması Herkes için yiyecek” sloganlı, akmonital 2½ ve 5, gümüş 150 Lira
  • FAO temalı, “Köylü kadınını kalkındırma” sloganlı altın 500 Lira,
  • FAO temalı, “Köylü kadınını kalkındırma” sloganlı altın 1.000 Lira,

1980:

  • FAO temalı, “Köylü kadınını kalkındırma” sloganlı bronz 10, akmonital 50 Kuruş ve 1 Lira,
  • FAO temalı, “Köylü kadınını kalkındırma” sloganlı altın 500 Lira

Ürettiği madalyalardan bazıları:

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne:

  • Birinci ve İkinci Derece Şeref Madalyaları
  • Birinci ve İkinci Derece Övünç Madalyaları
  • Üstün Hizmet Madalyası
  • Birinci ve İkinci Derece Savaş Madalyaları
  • Kara Kuvvetleri Amblemi
  • Kara Kuvvetleri Hatıra Madalyonu

Çeşitli Kurumlara:

  • İstanbul’un Fethi’nin 500. Yıldönümü Hatırası
  • 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü Açılış Hatırası
  • Haliç Köprüsü Açılış Hatırası
  • Suudi Arabistan Meliki Faysal’ın Türkiye Ziyareti Hatırası
  • İslam Konferansı İstanbul Hatırası

Resim alanında da eserler üreten Avni Kumuk, sadece yetenekli bir sanatkar değil, aynı zamanda üstün bir mühendisti. 1974 Kıbrıs Barış Harekatından sonra Türkiye’ye uygulanan ambargo sebebiyle savunma sanayinde yaşanan parça eksikliğinin giderilmesine katkılar sundu, yerden havaya uçaksavar roketlerinin en hassas parçalarından olan yönlendirme kanatlarının üretimini sağladı.

Ailesi, Avni Bey’in en gözde eseri olarak, som altından yaptığı, zümrüt taşlarından gözleri olan bir leylek heykelini hatırladığını belirtmektedir. Yapı Kredi Bankası için yapılmış olması muhtemel heykele ait bir fotoğrafa maalesef ulaşabilmiş değiliz.

İTÜ Makine Mühendisliği Fakültesi, Sanayi Danışma Kurulunda görev aldı, özel sektörde pek çok firmaya ihtiyaç duydukları çok hassas ve karmaşık parçaları için kalıplar üretti. Zamanında yurtdışından tedarik edilen mamullerin yurtiçi imalatına imkan veren büyük katkılar sundu.

Çok karmaşık 124 parçadan oluşan Zibro Kamin sobalarını ve Zibro Grill mangallarını üreterek Avrupa’ya çok büyük ölçekte ihracatlar gerçekleştirdi. Türkiye’de ilk defa Arçelik için bulaşık makinesi sepetlerinin hattını ve bulaşık makinesi sepetlerini üretti. İlk defa ince cidarlı enjeksiyon baskılı plastik ambalajları üreterek ithalatı durdurdu. MissFlora Firması bulaşık makinesi kokusunu kalıbını üretti. Birçok gıda firmasına dolum makineleri, sürpriz yumurta imalatı için gerekli kalıpları üretti. Almanya’ya Vakumlu gıda saklama kaplarını üretti.

2 çocuk babası Avni Kumuk , toplumdan aldığının fazlasını topluma verme ilkesi ile, son dakikaya kadar üretmeye, çalışmaya devam etti.

 

*Avni Kumuk’un Türkiye Cumhuriyeti paraları ve nümizmatiği alanındaki eserlerini derlediğimiz bu yazıya katkılarından dolayı sanatçının ailesine en derin şükranlarımızı sunmayı borç biliriz. 

Avni Kumuk’a adanmış sayfa için tıklayınız.