Etem Çalışkan

“Atatürk’ün doğumunun 100. yılı” hatıra parasının desen tasarımını gerçekleştiren sanatçıdır. (rölyef ve kalıp uygulaması Hakkı Baha Çavuşgil tarafından geçekleştirildi).

İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Afiş Bölümünde yükseköğrenim gören sanatçı, 1947 yılı tedavül paralarının desenlerini üreten Prof. Emin Barın‘ın ve aynı zamanda 1982 Dünya Kupası hatıra paralarının birkaçını tasarlayan Prof. Namık Bayık’ın öğrencisidir.

Kişisel websayfasından kısa özgeçmişi:

“Gazeteci, ressam, hattat.

1928’de Tarsus’un Göçük Köyü’nde doğdu. İlk ve Ortaöğrenimini Mersin’de tamamladı. Yükseköğrenimini İstanbul Güzel sanatlar Akademisi Afis Bölümü’nde yaptı.

Prof. Sabri Berkel’den desen, Prof. Emin Barın’dan yazı, Prof. Namık Bayık’tan afiş ve grafik dersleri aldı. Anıtkabir’deki yazıtların yazılmasında Prof. Barın’a yardımcı oldu.

Gazeteciliğe 1954’te Yeni Sabah gazetesinde ressam-kaligraf olarak başladı. Zafer, Öncü, Dünya, Aksam, Milliyet, Hürriyet gazetelerinde çalıştı. Kitap kapakları, afişler yaptı. Atatürk’ün 100. doğum yılı afişleri bastı.”

 

Yazı üst resmi kaynak: https://yurthaberleri.net/haber/etem-caliskandan-ataturk-portreleri-sergisi-haberi-1368.html

ilave okuma: https://www.isk.org.tr/etem-caliskan

Mehmet Emin Barın (1913 ~ 1987)

1947 yılında tedavüle verilen 1 Lira ile 50 Kuruşların desenlerini üreten hattat, mücellit ve grafik sanatçısıdır.

Aynı zamanda Anıtkabir’de mozole girişinde kendi oluşturduğu fontla Atatürk’ün Gençliğe Hitabını ve 10. Yıl Nutku’nun kabartma yazılarını hazırlayan Prof. Emin Barın, Bolu’lu hattat ve mücellit Mehmed Tevfik Efendi’nin oğlu olarak 2 Haziran 1913’te dünyaya geldi.

Resme olan ilgisi sayesinde 1934’te sınavla Ankara Gazi Terbiye Enstitüsü’nde Resim-İş Bölümü’ne girdi. 1936’da Maarif Vekaleti’nin (Milli Eğitim Bakanlığı) açtığı sınavla Almanya’ya gitme hakkı kazandı. Güzel Sanatlar Akademisi Türk Süsleme Sanatları Bölümünde staj aldıktan sonra 1938’de Prof. Dorfner’den ciltçilik eğitimi aldı. 1939’da Leipzig Kitapçılık ve Matbaacılık Akademisi’ne girdi. Profesör Thiemann’dan modern yazı, Profesör Wiemeler’den ciltçilik eğitimi aldı.

İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla yurda dönüp askerlik görevini tamamladı. Yarım kalan ihtisasını tamamlamak üzere 1941’de Leipzig’e dönen Emin Barın, 1943’te eğitimini tamamlayarak yurdu döndü. Güzel Sanatlar Akademisi Dekoratif Sanatlar Bölümü’nde öğretim görevlisi oldu.

1946 yılında, yeni madeni paraların yazılarını yazmakla görevlendirildi. İstanbul’un 500. Fetih Yıldönümü kutlamaları kapsamında, Topkapı, Eyüp Sultan ve Galata Kulesi gibi önemli mekanlara 10 büyük kitabe hazırladı.

1953’te Anıtkabir Şeref Holü girişinde ve 10 kulede bulunan kitabeleri hazırladı (konuya dair ayrıntılı bir yazı).

1955’te Güzel Sanatlar Akademi’sinde Dekoratif Sanatlar Bölümünde Yazı ve Cilt Atölyesini kurdu.

Prof. Emin Barın, Anıtkabir kitabelerinin yapımı sırasında asistanı olan Etem Çalışkan‘ın ve aynı zamanda Abdullah Taşçı‘nın hocasıdır. Güzel Sanatlar Akademisi’nde Namık Bayık ve Vedat Ömer Ar ile aynı dönemlerde hocalık yaptı.

Ayaktakiler, soldan: Edip Hakkı, Emin Barın, Namık Bayık, Gevher Bozkurt, Günseli Başar, Sabih Gözen, Bilge Hanım, Hayati Gökay, Aktan Bey, Ramiz Bey.Oturanlar, soldan; Vedat Ar, Necmettin Hoca, Kenan Tenizan, Zeki Faik İzer, Tahirzade...
Seramik Dünyası Dergisi, Mart Nisan 1996 Sayısı s19 ”Bir Sanatçı: Vedat Ar”, Hande Kura

 

 

Kapak fotoğrafı: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Geleneksel Türk Sanatları Bölümü sanal sergisi

(https://sanal-sergi.msgsu.edu.tr/emin-barin-sergisi)

Ali Sami Boyar (1880 ~1967)

1927’de tedavüle verilen ve günümüzde “Birinci Emisyon” olarak adlandırılan Cumhuriyet’in ilk banknotlarının resimlerini oluşturan sanatçıdır (*5 Sf.6).

Daha küçük yaşlarda resme olan ilgisi ve yeteneği sayesinde hem ortaokulda, hem de 1892’de girdiği Bahriye Mektebi’nde resim eğitimi aldı. 1901 yılında mektebin İnşaiye sınıfından teğmen rütbesiyle okuldan mezun oldu ve Bahriye İnşaiye Resimhanesi’nde görevlendirildi, bu görevini sürdürürken Sanayi-i Nefise Mektebi’nde öğrenimine devam etme fırsatı oldu. 100 Kuruş kalıplarını üreten Ressam Ali Cemal Benim ile aynı dönemde eğitim aldığı Sanayi-i Nefise Mektebini 1908’de birincilikle bitirdi.

1925’te, Cumhuriyet’in ilk pullarının desenleri için düzenlenen yarışmayı kazandı. Evkaf Müzesi Müdürlüğü sırasında banknot tasarımı için görevlendirildi. Londra’ya banknotların üretim sürecini denetlemek üzere Darphane-i Millî sanatkarı, hakkak İsmail Haşim Bey ve başka görevlilerin olduğu heyetle gitti.

Banknotlardaki yazıları hattat Ahmet Bey, farklı kupürlerin birbirinden ayrılması için divani, sülüs, rika, nesih ve talik gibi farklı hat tarzlarında yazdı *1. 1000, 500 ve 100 Liralık banknotlardaki Atatürk portresi, Bogos Tarkulyan tarafından Phebus Fotoğraf Stüdyosu’nda çekilen fotoğrafı (*2) temel alınarak oluşturuldu.

1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Liralık kupürlerden oluşan bu banknotların basımı İngiltere’de de la Rue matbaasında yapıldı.

 

Ali Sami Boyar Bey, 6, 7 ve 8 Kanunisani (Ocak) 1927 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği röportajda(*40 Sf.18) desenleri ve kompozisyonu şöyle tanımlar (*3).:

1 liralıkların yüz tarafında ziraati temsil eden bir resim vardır. Bu resimde genç Türk köylüsünün çift sürdüğü görülüyor. İkinci planda görünen dağ, eski Ankara’yı; Meclis binası da yeni Ankara’yı remz eder (simgeler). Bunun bordürü hattı kufi olarak “1 Türk lirası” ibaresinin tekrarı tekrarı ile teşkil edilmiştir (oluşturulmuştur). Bir Liralığın arkasındaki bina Maliye Vekaleti binasıdır. Çerçeveyi teşkil eden motifler çok eski Türk sanayi-i tezyinesi bakayasından iktibas edilmiştir (eski sanayi süslemelerinden alıntılanmıştır). Filigran Gazi’nin portresidir.

5 liralıkların yüz tarafında ve ortadaki resim bozkurt timsalidir. Bu mevzuun tertibindeki mana şudur : Türklerin çok eski bir remzi olam hilalin ortasından yeni bir sıçrayışta şahlanan bozkurtu Ankara’dan doğan parlak bir güneş takdis ediyor. Sağ taraftaki küçük dairenin içinde ilk meclis binası vardır. Arkasındaki resim Ankara Bent deresi’ni ve köprüsünü gösteren şirin bir manzaradır.

50 liralıklar, 10 liralıklara hiç benzemeyen bir bir tarzda iki taraflı bir çerçeveden terekküp eder. Etrafındaki bordür “üç iplik rümi” denilen çok eski bir Türk tezyinatıdır (süslemesidir). Bunların zemin rengini teşkil eden şekil, birbiri içinden çıkmış serbest hututtan müteşekkil (serbest çizgilerden oluşan) bir resimdir. Bu hutut, el ile hakk edilmiş olduğundan aynı serbestiyi muhafaza etmek şartıyla kopyası adim’ül’imkandır (imkansızdır). Sağ ve solundaki çerçevenin birinde Gazi’nin portresi; mukabil çerçevede filigran olarak, kufi hutut ile “Türkiye Cumhuriyeti” ibaresi vardır. Arka yüzdeki resim Afyonkarahisar manzarasıdır.

100 liralıkların hususi bir tarzda tertip edilmiş olan çerçevenin ortasında Gazi Hazretlerinin portresi vardır ve filigranda 50 liralıkların aynısıdır. Arka tarafa gelince; bunun şekli eski Türk mamuriyesini temsilen yapılmıştır. Bu şekil tamamen orjinaldir. Bu iki kubbenin arasındaki balkondan görünen manzara, Debbağhane köprüsü tarafından Ankara’nın umumi manzarasıdır.

Bu para kufi hatları temsilen yapılmış tezyini bir tertip üzerine bir tarafta Gazi Hazretleri’nin portresi, diğer tarafta da çok eski Türk asarının bir şaheseri olan Sivas’taki Gök Medrese’nin resmi vardır. Arka tarafında aynı usluba muvafık olarak yapılmış bir çerçeve içinde Sivas’ın umumi bir manzarası vardır. Bu kıymetli tezyinatı hemen hemen küfi hatları takliden yapılmış denilebilir. Londra’da en çok beğenilen paramız budur.

 

Yeni banknotların eski Osmanlı kağıt paralarıyla değişimin gerçekleştiği süreçte Cumhuriyet Gazetesine verdiği demeçlerde, yeni kağıt paraların sahtesinin yapılmasının çok zor olduğunu, halbuki eski banknotların neredeyse ayırt edilemeyecek şekilde sahtelerinin dolaştığını, bu sebeple çok dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Bu yazılar üzerine, halkın eski evrak-ı nakdiyeye olan güvenini bozmak ve bu durumun hazineyi zarara uğratma ihtimali gerekçesiyle yargılandıysa da beraat etti *1.

 

banknot fotoğrafları: www.sanalmuze.tcmb.gov.tr

[1] Cumhuriyet Gazetesine Göre Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Kâğıt Paralarının Basım Serüveni, Melek Öksüz, Tarih Dergisi – Turkish Journal of History, 81 (2023/3): 63-120

[2] Belki Beni Tanıyamayacaksın: Ömer Koç koleksiyonundan Atatürk fotoğrafları ve hatıraları

[3] Koleksiyon.org; Koray Tekay imzalı makale (“75 Yılda Para’nın Serüveni”ne atıfla)

Sanatçının ayrıntılı biyografileri:

Ahmet Mesrur Durum (1873 ~ 1952)

İstiklal Madalyasının, Türkiye Cumhuriyeti’nin erken döneminde tedavülü devam eden Osmanlı ufaklık paraları ve Cumhuriyetin eski harfler ile basılan altın ve bronz, tüm madeni paralarının tasarımcısı heykeltraştır (*1)

Sanayi-i Nefise Mektebi (İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi – Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) mezunudur.

1905 yılından itibaren Darphane-i Amire’de modelcilik yaptı.

Heykel, resim, nümismatik ve filateli gibi pek çok ilgi alanı bulunan sanatçı, çeşitli kuruma da madalya tasarladı.

Mesrur İzzet Bey’in Cumhuriyet döneminde ürettiği eserlerinden bazıları:

  • 100 Para 1924 ~1928
  • 5 Kuruş 1924 ~1928
  • 10 Kuruş 1924 ~1928
  • 25 Kuruş (nikel) 1925 ~1928
  • 25 Kuruş (1/4 Altın Lira, Meskuk) 1926 ~1929
  • 25 Kuruş (1/4 Altın Lira, Ziynet) 1927 ~1928
  • 50 Kuruş (1/2 Altın Lira, Meskuk) 1926 ~1929
  • 50 Kuruş (1/2 Altın Lira, Ziynet) 1927 ~1928
  • 1 Lira (Ankara Altını, Meskuk) 1926 ~1929
  • 1 Lira (Tam altın, Ziynet) 1927 ~1928
  • 2,5 Lira (Ankara Altını, Meskuk) 1926 ~1929
  • 2,5 Lira (İkibuçukluk Ziynet altını) 1927 ~1928
  • 5 Lira (Ankara Altını, Meskuk) 1925 ~1929
  • 5 Lira (Beşibirlik Altın, Ziynet) 1927 ~1928
  • 10 Para 1936(ilk tasarımını daha 1934’te  gerçekleştirdiği bu ufaklık yarışma harici tutulmuştur. 1936’da deneme baskıları çalışılmışsa da gerçek anlamda tedavüle verilişi 1940 yılındadır.
  • 2005 Yılı 50 Yeni Kuruş tura tarafındaki Kravatlı Atatürk rölyefi, sanatçının 1933 yılı madalyaları için çalıştığı portrelerden alıntıdır düşüncesindeyiz (*33, Sf. 38 ayrıca Celil Ender & Orhan Okay Mesrur İzzet Bey Özel Sayısı 1. Bölüm, Sf. 53 & 58, en üstteki madalyon).

Celil Ender & Orhan Okay tarafından 2003 ve 2004 yıllarında Türk Nümismatik Derneği tarafından yayımlanan özel sayılar, Mesrur İzzet Bey’in hayatı ile ilgili çok değerli ve ayrıntılı bilgiler içerir. Yeni bilgiler ışığında, bahsedilen detaylardan bazıları,  güncellemeye ihtiyaç duyar kanısındayız:

  • 100 Kuruş 1934 tasarımı için açılan yarışmada; jüri, tura yüzünde kullanılacak Mustafa Kemal rölyefi için birinciliğe Mesrur İzzet Bey’in,  yazı tarafı ise Güzel Sanatlar Akademisi öğretmenlerinden Vedat Ömer Ar’ın tasarımını seçmiştir. 1. Cilt sayfa 30’da 26 Ağustos 1934 Cumhuriyet ve 8 Eylül tarihli Zaman gazetelerinden küpürler verilmiştir. Dönemin gezeteleri detaylı tarandığında ortaya çıkıyor ki, Ressam Ali Cemal Bey‘in çalışmaları da Ankara’ya gönderilmeye layık bulunmuştur. 29/08 ve 04/09 tarihli Cumhuriyet, 01/09 tarihli Vakit’te çıkan haberler ve 26 Ekim 1934 tarihli Zaman Gazetesi röportajına göre; Maliye Bakanlığı ve konunun ilgilileri, parada kullanılmak üzere Ali Cemal Bey’in yazı ve tura yüzleri desenlerini tercih etmiştir.

 

  • 1. Cildin 97. sayfasında 1935 tarihli bir Atatürk rölyefi verilmiş, dip not olarak da yeni basılacak gümüş paralar için yapılan alçı olduğu belirtilmiştir. Bu bilgiye göre, yarışma birincisi ilan edilen çalışmanın paralarda değilse de Darphanenin başka ürünlerinde kullanıldığı anlaşılır. Çünkü gösterilen portre, büyük ihtimalle, 6. Tıp Kurultayı için Darphanenin ürettiği rozetlerdeki portedir.

 

  • 2. Ciltte 1938 tarihli 1 ve 5 Lira değerinde birkaç para kompozisyonu, biri zeytin ile meşe dalları ile süslenmiş, diğeri ise at sırtında Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün resmedildiği iki adet tura tarafı taslağı yayımlandı (Sf. 13, 14 ve 18). İngiliz Kraliyet Darphanesi 1938 yılı raporunda (Sf. 16) şöyle bir not mevcuttur: “1938 yılında yeni harflerle basılacak altın liralar için yarışma açıldı, Percy Metcalfe’in tasarımları seçildi. Ancak Atatürk’ün ölümü ile paraların basılması ihtimali kayboldu“. Mesrur İzzet Bey’in altın renginde boyanmış taslakları da bahsedilen bu yarışma için çalışılmış olmalı.

 

[1] Milliyet Gazetesi’nin 1975 baskısı “50 Yıllık Yaşantımız” 1. Cildinde (Sf. 191), “Cumhuriyet’in ilanından sonra basılan ilk madeni paralar  üzerindeki motifleri Darphane Müdürü Niyazi Asım Bey çizmişti” denir, ancak Mesrur İzzet Bey 8 Eylül 1934 tarihinde Zaman Gazetesi’ne verdiği röportajda açıkça “Eski harflerle olan Cümhuriyet nikel paralarının resimlerini de ben yaptım. Bugün piyasada kullanılmakta olan nikel kuruşlar ve yirmilik ile onluklar benim eserimdir.” şeklinde beyan eder.

Celil Ender & Orhan Okay eseri 2003 yılı 1. sayıda (Sf. 93), Niyazi Asım’ın yüksek kabartma röliyefi paylaşılır ve açıklama olarak da “Mesrur İzzet Bey’in arkadaşı Darphane-i Milli’nin ilk genel müdürü Niyazi Asım” verilmektedir. 

Niyazi Asım, Osmanlı Meskükat-ı şahane idaresi, Darphane-i Amire’sinin son döneminde müdürlük yaptı, 1934’te dahi fikirlerine başvurulduğu görülür.

Bu bilgiler ışığında, 1975’teki notun hatalı olması gerekir. Çünkü Mesrur İzzet Bey’in, eski amirinin çizdiği desenler hakkında, hem de henüz  sağlığında ve de hala devlet katında öneminin devam ettiği bir dönemde “ben çizdim” demesi ihtimal dışı olsa gerek.

Cumhuriyet Paralarının Tarihçesi

1. Bölüm

(Cumhuriyet’in ilanından 1950’ye kadar)

Türk geleneğinde, egemenliğin kabul gören iki ana sembolü vardır; ilki hükümdarın adına hutbe okunması ve ikincisi de adına sikke kesilmesi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin de, denebilir ki 29 Ekim 1923’te adı konmuş, hutbesi okunmuştur. Ancak şartlar henüz yeni para darbına elverişli olmadığından, Cumhuriyet henüz ilk yılında kendi parasını basamadı ve de ticareti sekteye uğratmamak adına, Osmanlı döneminden devrolan paraların kullanımına devam edildi. Sultan Reşad adına Alman Nikel Fabrikaları Şirketine darp ettirilen nikel ufaklıklar ile Sultan Vahdettin adına basılan 40 Paralık sikkeler (*1), yenileri basılıp piyasada yaygınlaşana kadar geçerliliğini korudu.

1924

Cumhuriyet’in kendi adına para üretebilmesi için 1924 Şubatında 411 numaralı “Meskukat Darbı Hakkında Kanun” çıkarıldı. 3 Ağustos 1924’te 10 Kuruş, Eylül’de 5 Kuruş ve 14 Ekimde de 100 paralık bronz ufaklıklar tedavüle verildi.(*2, Sf.5)

Alışılagelmiş birimler korunarak, 1 Lira = 100 Kuruş, 1 Kuruş = 40 Para katsayılarına dayanan dönüşüm sistemine devam edildi. Cumhuriyetin ilk madeni paralarının tasarımını, İstiklal Madalyasını da tasarlayan Mesrur İzzet Bey (Ahmet Mesrur Durum) gerçekleştirdi.


1925

5 Ekim 1925’te Cumhuriyet’in ilk altın parası olan 5 Liralar törenle basıldı. Presten çıkan ilk 5 Lira Atatürk’e verilmek üzere Maliye Bakanı Abdülhalik Renda’ya teslim edildi(*2, Sf.6).

Ufaklıklar’a halk arasında “manda gözü” lakabını alan 25 Kuruşluk nikel para eklendi.


1926

1926 ve sonraki paralarda, miladi takvim yılı,  eski yazı ve rakamlar ile (١٩٢٦) kullanılmaya başladı. (*2, Sf.8)

Miladi ~ Rumi yıllar eski yazı ile

Meskuk Altınlardan iki buçuk (2½), Tam (1), Yarım (½) ve Çeyrek (¼) Liralar basılmaya başladı.


1927

Ziynet altınlarının üretimine başlandı. bu tipteki altınlar da Meskuk altınlar gibi beş tip olarak basıldı. Meskuk altınları Lira cinsinden tanımlanırken, ziynetler ise 500, 250, 100, 50 ve 25 “Kuruş” değerinde tarif edildi.(*2, Sf.12)

5 Aralık 1927’de Cumhuriyet’in ilk banknotları tedavüle verildi. Resimlerini Ressam Ali Sami (Boyar) Bey’in oluşturduğu (*5 Sf.6) ve basımı İngiltere’de yapılan 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Liralık kupürlerden oluşan bu banknot grubu, günümüzde “Birinci Emisyon” olarak adlandırılır.

Banknotlar, Harf Devrimi’nden önce basıldığı için eski yazı ile, ve kupür değerleri ayrıca Osmanlı Evrak-ı Nakdiye’sindeki teamüller de korunarak, ayrıca Fransızca ifade edildi. O dönemde para sistemi hala altın karşılığına dayandığından, yani tedavüle verilen tüm kağıt paraların altına dönüşüm garantisi olduğundan, 500 ve 1.000 Lira gibi büyük kupürlü kağıt paraların alım gücü çok yüksekti. Bu sebeple yüksek değerli bu banknotlardan günümüze pek azı kalabildi. Beşyüz Liralık banknotların 100, Bin Liralık banknotların ise sadece 23 adedi bankaya dönmedi. (*36, 2014 baskısı Sf.146 & 147)


1931

Yeni Türk Harfleri 1928’de kabul edildiyse de, 1929’da dünyayı saran ekonomik bunalım sebebiyle yeni harfli paraları tedavüle sürmek 1934’ten önce mümkün olmadı. Elde edilen 50 ve 1.000 Lira banknot numune baskılarından (spesimen), Latin Harfli banknotların taslaklarının oluşturulduğu, ancak tedavüle verilmediği anlaşılmaktadır. (*36, 2014 baskısı Sf.149).


1934

Yeni Harflerle tedavüle çıkan ilk para, tasarımı için yarışma açılan, Mustafa Kemal Atatürk portreli gümüş 100 Kuruş oldu.

Ressam Ali Cemal‘in kalıplarının kullanıldığı paradan başlayarak, 1944 yılına kadar olanlardaki Cumhuriyet kelimesi, “Cümhuriyeti” şeklinde “ü” harfi ile yazıldı(*8 Sf.62).


1935

1, 5, 10, 25 ve 50 Kuruştan oluşan, kendi içinde uyum gösteren bir seri halinde, İngiliz Darphanesi sanatçılarından Percy Metcalfe tasarımı yeni madeni paralar tedavüle verildi.

Daha değerli olan gümüş sikkelerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sola bakan portesi, küpronikel ufaklıklarda ise henüz oranları standartlaştırılmamış ay ve yıldız deseni kullanıldı.


 

1937

100 Kuruş yerine gümüş 1 Lira tedavüle çıktı. Tura yüzünde 50 ve 25 Kuruşlardaki Atatürk rölyefi, yazı tarafında ise 50 Kuruştaki ile aynı tarzda fakat iki adet buğday başağı ve önde Ankara meskuk altınlardakine benzer oranlarda ay ve yıldız deseni kullanıldı.

2. Emisyon banknotlardan 5 Lira piyasaya verildi.


1938

Atatürk portreli ziynet altınlarının üretimi başladı. Tasarımlarında V. Mehmed Reşad dönemi 500 Kuruş ziynet altınındaki çiçek motifli çerçeve kullanılarak Osmanlı arması yerine 32 adet yıldızdan oluşan çember içinde Atatürk portresi, “duribe fi kostantiniyye” (İstanbul’da darbedildi) yazısı yerine de yine 32 yıldızlı daire içinde kaligrafik formda Türkiye Cümhuriyeti ibaresi kullanıldı.

1 Kuruşluk ufaklıklar, aynı çaptaki gümüş 25 Kuruş ile karıştırılıyor diye dalgalı formda yenilendi.

Yeni harfler ile basılan, 2. Emisyon 10, 50 ve 100 Liralık banknotlar tedavüle çıktı.


1939

İki buçuk (2½), 500 ve 1.000 Liralık banknotlar, 2. emisyona devamla piyasaya çıktı.


1940

İsmet İnönü portreli gümüş 1 Liralar ile bronz 10 Para ufaklık tedavüle verildi.

İnönü portreli 500 ve 1.000 Liralık kağıt paralar piyasaya sürüldü.


1941

İngiltere’de bastırılan 50 Kuruş ile 100 Liralık banknotları taşıyan gemi, Yunanistan’ın Pire Limanı’nda Alman savaş uçaklarının bombardımanına maruz kalarak battı. Bahsi geçen banknotlar Türkiye’de tedavüle verilmeden geçersiz sayıldı. (*14 Sf. 15, *36, 2014 baskısı Sf.169)


1942

2. Emisyon banknotlardan İnönü portreli 1 Lira piyasaya verildi.

İsmet İnönü portreli 10, 50 ve 100 Lira, 3. Emisyon kapsamında piyasaya verildi. Banknotların basımı için başta Alman matbaalardan hizmet alındı, ancak 100 Liralıklardan TCMB’nin onayı alınmamış seriler piyasada görülünce (*36, 2014 baskısı Sf.181), sonraki banknotlar Amerikan matbaalarında bastırıldı.


1943

İnönü portreli ziynet altınları basılmaya başladı.


1944

Yeni harflerle basılacak meskuk altınlar, Meclis’te Manisa vekili Hikmet Bayur’un teklifi üzerine(*2, Sf. 34), yarısı Atatürk yarısı ise İnönü portreli iki tipte üretildi.

25 Kuruş ufaklıklar gümüş yerine bronz-nikel alaşımından üretilmeye başladı. Tura yüzündeki Atatürk portresi yerine bayrak kanunu ile oranları standarda bağlanan ay-yıldız motifi kullanıldı. Bu para ile tura yüzündeki Cumhuriyet kelimesi, bugün kullandığımız biçimde u harfi ile yazıldı (*8 Sf.62). Tutya (çinko) ve bronzdan mamul bu paralar, askeri ihtiyaç fazlası top mermisi kovanlarının eritilip yeniden değerlendirilmesiyle üretildi (*14 Mart 1948 tarihli Ulus “Darphane’de Birkaç Saat” başlıklı, Ziya Tansu imzalı haber ve *42 Sf.46)

Banknotların 2. emisyon grubuna Alman baskısı İsmet İnönü portreli 50 Kuruş eklendi.


1946

İnönü portreli 500 ve 1.000 Liralık banknotlar, 3. emisyona devamla basıldı.


1947

Yazılarını hattat Prof. Emin Barın‘ın yazdığı, Ay yıldız desenli 1 Lira ve 50 Kuruşluk gümüş sikkeler ile bronzdan mamul, delikli 1 Kuruşlar piyasaya verildi. 1924’ten beri madalyon yönünde basılan madeni paralar sikke yöneliminde basılmaya başladı.

3. emisyon iki buçuk (2½) Liralık banknot, 2. tertip 50 Lira ile, 4. Emisyon 10 ve 100 Lira kağıt paralar piyasaya verildi.


1948

1944’te bronzdan üretimine başlanan 25 Kuruşların yazı tarafı da buğday başaklarının oluşturduğu bir çelenkle süslenerek, tedavülde bulunan 1 Lira ile 50 Kuruş ile uyumlu hale getirildi.

Ortası delik bronz ufaklıklar, 100 Para yerine artık ikibuçuk (2½) kuruş değerinde tedavüle verildi.

Bir önceki yıl tedavüle verilen 1 Kuruş ile seri oluşturacak halde Yarım Kuruş (½) değerinde sikkeler de basıldı ancak tedavüle verilmedi. 1949 darphane setlerinde bulunanlar ile, imha edilmeyip 1980’lerde ortaya çıkanlar ile birlikte 300 adedin altında olduğu kabul edilir (*25 Sf. 12).

4. emisyon 10 Liralık banknotların 2. tertibi tedavüle verildi.


1949

Tura tarafında Ay-yıldız, yazı tarafında buğday demetinden çelenk desenine sahip 10 ve 5 Kuruşlar piyasaya verildi. Böylece 1 Lira, 50, 25, 10 ve 5 kuruşluk seri bir desen uyumuna kavuşturuldu.


… devamı yakında