Tuğrul Bilen Ünal

1945 yılında Ankara’da doğdu. Siyasal Bilgiler Fakültesinin “Diplomasi ve Dış İlişkiler Bölümü”ünden 1966-67 döneminde mezun oldu.  1967 yılında “Maliye Müfettiş Muavini” olarak Maliye Bakanlığı’nda göreve başladı. Çeşitli kamu ve özel kurumda görev aldı, 26 Eylül 1999 ile 10/06/2004 tarihleri arasında Darphane ve Damga Matbaası’nın Genel Müdürlüğü’nü üstlendi.

Türk Milli Futbol Takımının 2002 FIFA Dünya Kupası’nda aldığı üçüncülük anısına basılan hatıra para, Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün 100. Yılı hatıra parası, Darphane ziyaretçilerinin kendi elleriyle bahçedeki makinede basabildikleri, tarihi her gün değiştirilen bimetal hatıra paraların ve 2004 Anayasa Madalyonunun tasarımcısıdır.

Dünya Futbol Şampiyonası Üçüncülüğü için basılan para, aynı zamanda Ay Yıldızlı bayrağın kırmızı mineli olması ile, ilk renkli paramızdır.

Günlük hatıra para basılması hizmeti,  6 Mayıs 2002 tarihinde başladı, birkaç yıl sonra sona erdi.

 

Darphane Müdürlüğü döneminde, ilk bimetal para olan Bill Clinton’un Ziyareti temalı hatıra para basıldı, hatıra paraların yurtiçi ve yurtdışında talebini arttırmak üzere Darphene’nin hatıra ürün gamı kalem saat vb. ürünlerle genişletildi, global para koleksiyonu şirketi MDM ile anlaşmalar sürdürüldü, eski tedavül paralarından nostalji setleri piyasaya verildi, koleksiyonerlerin davet edildiği toplantıda dilek ve görüşleri alındı. Uygulamanın düzenli bir etkinlik olması planlandıysa da, bir daha tekrarlanmadı.

Sneschana Russewa-Hoyer

1999 yılı Euro Serisinden, Mustafa Kemal Atatürk, Boğaziçi temalı 4.000.000 TL nominal değerindeki gümüş ve aynı desendeki 2000 yılı 50.000.000 değerindeki altın hatıra paralarının tasarımcısıdır.

Bahsedilen paralar Alman MDM firması ile yapılan anlaşma uyarınca üretilen Euro serisine dahildir.

1999 Euro Serisindeki diğer paralar:

  • Dolmabahçe Sarayı, 3.000.000 TL, 1998
  • Galata Kulesi, 3.000.000 TL, 1998 Esin Özkul(*1)
  • Myra’lı Aziz Noel Baba, 1.500.000 TL, 1997 Hakkı Baha Çavuşgil
  • Boğaziçi, 4.000.000 TL, Snejana Ruseva – Hoyer
  • Yaşayan Efsane Truva, 500.000 TL, 1999 David Cornell
  • Mustafa Kemal Atatürk, 4.000.000 1999 Snejana Ruseva – Hoyer
  • Boğaziçi (altın), 50.000.000 TL, 2000 Snejana Ruseva – Hoyer
  • Galata Kulesi (altın), 50.000.000 TL, 2001 Waldemar Wronski
  • Boğaziçi’nde yalılar, 10.000.000 TL, 2001 Waldemar Wronski
  • Myra’lı Aziz Noel Baba (altın), 10.000.000 TL, 2000 Hakkı Baha Çavuşgil

[1] Aynı deseni taşıyan 2001 Yılı altın paranın sanatçısı Waldemar Wronski olarak belirtilmiştir.


Bulgaristan, 1953 doğumlu sanatçı (Bulgarcası “Снежана Русева – Хойер”), 70’lerde grafik tasarım eğitimi almak üzere Doğu Berlin’e gitti, orada tanıştığı Heinz Hoyer ile evlendi.

Snezhana & Heinz Hoyer tarafından tasarlanan Alman Kartalı (foto: ECB)

1997’de artık birleşen Federal Almanya’da açılan Euro paraları yarışmasına katıldılar ve 2002’den beri tedavülde olan 1 ve 2 Euroluk paraların Almanya’da basılan versiyonlarının tura tarafı için Alman devletinin geleneksel sembolü kartalın, stilize bir versiyonu olan desenleri, birinci seçildi.

Aile şirketlerinde pul, para ve madalya tasarımları üzerine çalışmaları devam etmektedir.

https://www.muenzenundmedaillen.de/designer

https://en.wikipedia.org/wiki/Sneschana_Russewa-Hoyer

kapak foto: Wikipedia

Nesrin Ekşi – Schnepf

1975 yılında doğan sanatçı, 1997 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nden birincilikle mezun olup Darphane’de çalışmaya başladı.

2016 yılına kadar süren Darphane kariyeri boyunca “İstabul Kültür Varlıkları” serisinin ikincisi olan Dikilitaş desenli 5.000.000 Liralık altın parayla başlayarak pek çok hatıra ve tedavül parasını tasarladı.

Günümüzde kullanılan tedavül paralarından 50 kuruştaki Boğaziçi Köprüsü deseni kendisine aittir.

Tasarımını gerçekleştirdiği paralar:

  • 1998 İstanbul Kültür Varlıkları #2 – Dikilitaş
  • 1998 Cumhuriyet 75. Yılı
    • Cumhuriyet ve Kadın
    • Cumhuriyet ve Çocuk
  • 1999 İstanbul Kültür Varlıkları #3 Tophane Çeşmesi (altın ve gümüş iki tip)
  • 1999 Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 80. Yılı
  • 1999 Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşunun 700. Yılı – Fatih’in İstanbul’u Fethi
  • 2000 İlk Kadın Pilotumuz – Sabiha Gökçen
  • 2000 Antik Kentler #1 – Efes Celsus Kitaplığı
  • 2000 Türkiye’nin AB Aday Üyeliği

 

  • 2001 23 Nisan
  • 2001 Geleneksel Türk El Sanatları #1 – İznik Tabak
  • 2001 Binyılın Türkleri – Mevlana Celaleddin-i Rumi
  • 2001 Türkiye’nin Kuşları
    • Toy (Otis Tarda)
    • İshak Kuşu (Otus Scops)
    • Turaç (Francolinus Francolinus)
    • Şah Kartal (Aquila Heliaca)
    • Dikkuyruk (Oxyura Leucocephala)

 

  • 2002 tedavül 250.000 Lira Atatürk portresi (*33, Sf. 33)
  • 2002 Türkiye’nin Çiçekleri
    • Yanardöner (Centaurea Tchihatcheffii)
    • Akçaçıngırak (Campanula Betulifolia)
    • Anadolu Keteni (Linum Anatolicum)
  • 2002 23 Nisan
  • 2002 Ayasofya Camii
  • 2002 İstanbul Kültür Varlıkları #4 Ayasofya Camii
  • 2002 Olympic Games – Kayak
  • 2002 Mevlana Celaleddin-i Rumi

 

  • 2003 Zeugma
  • 2003 İlk Avrupa Şampiyonu Atletimiz, Süreyya Ayhan
  • 2003 İlk Kadın Avukatımız, Süreyya Ağaoğlu
  • 2003 İstanbul’un Fethinin 550. Yılı – Çinili Köşk

 

  • 2004 Binyılın Türkleri – Fatih Sultan Mehmet

 

  • 2005 tedavül 25 Yeni Kuruş Atatürk portresi (*33, Sf. 37)
  • 2005 23. Universiade Oyunları
  • 2005 Nemrud (para 2003 tarihlidir)
  • 2005 Türkiye’nin Hayvanları
    • Anadolu Parsı
    • Kangal Çoban Köpeği
    • Boz Ayı
    • Anadolu Yaban Koyunu
    • Ankara Keçisi
    • Yediuyur
    • Arap Tavşanı
    • Ankara Kedisi

 

  • 2006 Gevher Nesibe Darüşşifası 800. Yıldönümü
  • 2006 Tam Güneş Tutulması
  • 2006 Mehmet Akif Ersoy’un 70. Ölüm Yılı
  • 2006 Hattat Hamid Aytaç

 

  • 2008 Selçuklu Dönemi Burç Tasvirleri
    • Koç
    • Boğa
    • İkizler
    • Yengeç
    • Aslan
    • Başak
    • Terazi
    • Akrep
    • Yay
    • Oğlak
    • Kova
    • Balık
  • 2008 Geleneksel Türk El Sanatları – Minyatür
  • 2008 Kabataş Erkek Lisesi 100.Yıl
  • 2008 Çatalhöyük
  • 2008 Yahya Kemal Beyatlı
  • 2008 Nasreddin Hoca’nın 800. Doğum Yılı

 

  • 2009 tedavül 50 Kuruş Boğaziçi Köprüsü deseni (*33, Sf. 44)
  • 2009 Barack Obama’nın Türkiye Ziyareti
  • 2009 Atatürk’ün Samsun’a Çıkışının 90. Yılı
  • 2009 Şah Kartal & Sakallı Akbaba 1 TL
  • 2009 Dünya Bankası Grup Toplantısı İstanbul
  • 2009 Mülkiye’nin 150. Yılı
  • 2009 Hicretin 1430. Yılı

 

  • 2010 T.B.M.M. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 90.Yılı
  • 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası
  • 2010 Kuran’in Nüzülünün 1400. Yılı
  • 2010 Ahırkapı Feneri
  • 2010 Osman Hamdi Bey’in 100. Ölüm Yılı – İstanbul Arkeoloji Müzeleri

 

  • 2011 Avrupa Gençlik Olimpik Oyunları – Trabzon
    • Gümüş
    • Bronz
  • 2011 5. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları Erzurum
    • Kayak
    • Hokey
  • 2011 Kırkpınar Yağlı Güreşleri 650. Yılı
  • 2011 Yıldız Teknik Üniversitesi 100. Yıl
  • 2011 Türk Hava Kuvvetleri 100. Kuruluş Yıldönümü
  • 2011 Hicaz Demiryolu – Medine İstasyonu

 

  • 2014 Matrakçı Nasuh Efendi 450. Ölüm Yılı (*1)
  • 2014 İlk Kadın Tiyatro Sanatçımız, Afife Jale

Madalyon Çalışmaları:

  • 2008 Selçuklu Madalyonu
  • 2009 Kapalıçarşı Nuruosmaniye Kapısı Türk Nümismatik Derneği logolu ve Osmanlı Armalı Madalyon
  • 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul Madalyonu


[1] 2012 yılından itibaren satışa çıkarılan hatıra paralarının Darphane duyuruları veya sertifikalarında sanatçının ismi belirtilmediğinden, bu tarihten sonraki paraların sanatçıları, üzerindeki imzalardan tespit edilebildiği kadarıyla listelenmiştir. Yeni bilgiler ışığında listeyi güncel tutmaya çalışıyoruz.

COSKUN

1950 Yılında doğan sanatçı, İstanbul Konservatuarı Tiyatro Bölümünde eğitim aldı. Bursa Oda Tiyatrosu, Halk Evi Sahnesi, Halk Eğitim Tiyatrosu ve Net Tiyatro’sunda rol alan ve 1967 ile 1970 yıllarında resim sergileri açan sanatkar, 1979 yılında Darphane’de çalışmaya başladı.

Kalkınma için Balıkçılık temalı 1980 yılı FAO  hatıra paralarındaki içi içe geçmiş balık ve balıkçılar  deseninin tasarımcısıdır. Balığın kuyruğunda T. S. Coşkun şeklinde imzası bulunan Turgut Salih Coşkun’un bu deseni, FAO serisi 5 kuruş, iki buçuk lira ve beş liralarda kullanıldı.

 

Fransa’ya yerleştiği 1980 yılında, Paris Darphanesi kendisine İstanbul temalı madalyon ısmarladı ve çalışmaları 4.000 Franklık ödül ile taltif edildi. Ardından doğrudan metal yontma teknikleri üzerine eğitim alarak masif bronzdan heykeller yapmaya başladı ve tekniğini madalya kalıpları üretiminde kullanılacak hale geliştirdi.

Çalışmalarından örnekler:

Sanatçı, 1980 yılından beri Paris’te heykel ve resim alanında çalışmalar yürütmektedir. Kış aylarında Paris’teki atölyesinde resim ve desen üreten sanatkar, yaz dönemlerinde ise Paris dışındaki bir kasabada bulunan diğer atölyesinde heykeller yapıyor.

COSKUN adıyla ünlenen sanatçının ağaç gövdelerini yontarak oluşturduğu heykeller, Paris’in parklarını süslemektedir.

Kişisel web sitesi: www.coskun.paris

 

(Derlediğimiz bu yazıya sunduğu değerli katkılarından dolayı sanatçıya en derin şükranlarımızı sunarız.)

İsa Avni Kumuk (1934 ~ 2017)

Samsun’da Kafkas asıllı bir ailenin en büyük oğlu olarak 1934’te doğan sanatçı, 6 yaşından itibaren aile mesleği olan kuyumculukla haşır neşir oldu. İlkokulda yüksek matematik becerileri sebebi ile arkadaşları arasında Pisagor ismi takılmıştı. 6 yaşında buhar makinesi yaptı ve çalıştırdı. 1953 yılında liseden mezun olduktan hemen sonra Kapalı Çarşı’da açtığı dükkanda bilfiil kuyumcu ve hakkak olarak üretim yaptı. İTÜ’de Makine Mühendisliği Bölümüne 12. sırada girdi, kuyumculuktan edindiği tecrübe ile öğrenciliği sırasında Silahlı Kuvvetler ’in çeşitli kolları için madalya ve armalar üretti.

1964 – 1976 yılları arasında, önceleri grafiker ve yevmiyeli teknik personel, 1967’den itibarense gravür atölyesi şefi ve Teknik Müşavir olarak Darphane’ye hizmet etti.  1968’de Topkapı Sarayı’nda sergilenen Kaşıkçı Elmasının incelenmesi, ölçülerinin ve sahihliğinin tespiti ile görevlendirildi.

1970 yılındaki ilk hatıra paradan başlayarak pek çok paraya hem mecazen hem de gerçek manada imza atan sanatçının tekniği, 1957 yılında çıkartılan madeni paraların kalplarını hazırlayan İtalyan sanatkar Giampaoli‘ ye benzetilir.

1970’lerin başında, dönemin Darphane yönetimi, Anadolu kıyafetleri koleksiyoneri Sabiha Tansuğ’un bir sergisini ziyaret eder ve bu tür yöresel kıyafetlerin yeni çıkacak paralarda kullanılabileceği düşünülür. Bu yönde bir desen üretmesi için Avni Bey, Sabiha Tansuğ’un Ankara başlığı giymiş bir fotoğrafını çekti, ancak birebir belirli bir şahsı resmetmiş olmamak için fotoğrafın surat kısmını kesip, sadece Ankara başlığı kısmını kullandı. Normalde Darphane’ye kendisine tahsis edilen araç ve şöför ile gidip geldiği halde, paraya işlemeyi düşündüğü ortalama Türk kadını hayalinde canlandırabilmek için, bir süre toplu taşıma ile şehirde dolaşarak 50 Kuruş ve daha sonraki hatıra paralarda kullanılan deseni yarattı.

 

1974 – 1976 arasında Darphane Müdürlüğü yapan Cemalettin Seber’e (namı diğer Cemal Süreya), kurumda kullanılmayan eski makineleri hurdaya çıkartması talimatı verildiği bir dönemde, Avni Kumuk, sözü edilen makinelerin tarihi vasfını vurgulayarak Cemal Süreya’yı bakanlık ile görüşmeye ikna etti ve tarihi makinelerin bugün Darphane Bünyesinde sergilenmesini sağladı.

Cemal Süreya’nın keleminden Avni Kumuk:

(“Günübirlik”ler – Toplu Yazılar 2 – YKY)

Büyük Bir Kalemkâr

İlk resmi Türk darphanesi Fatih zamanında, İstanbul’un alınışından hemen sonra, Beyazıt yakınlarında bir yerde kurulmuştur. Cumhuriyet dönemine dek madeni paralarda insan resmi olmadığı gibi tam rölyef de yoktur. Hep iki boyutlu çalışılmıştır. Paralar, iki çelik yüzey arasına yerleştirilmiş madeni pullara çekiçle vurularak yapılıyordu. Gerçi I. Mahmut zamanında para yapımında presler de kullanılmaya başlanmıştır. Ancak, gerçek anlamda rölyefli sikkelerin basımı için Cumhuriyet dönemini beklemek gerekecektir.

Cumhuriyet döneminde, 1957’ye dek, paralardaki rölyefler hep yabancı uzmanlara, sanatçılara yaptırılmış ya da onların hazırladıkları kalıpların, çalışmaların çoğaltılmasıyla yetinilmiştir. Sözgelimi Atatürk rölyeflerini ilk sıralarda bir İngiliz sanatçı yapıyordu. 1957’den sonra Batı’daki örneklerin niteliklerini taşıyan ilk paralarımız da bir yabancı uzmanın, İtalyan darphanesi baş gravörünün emeğiyle hazırlanmıştır.

Ama son on beş yıl içinde Darphane’de yapılan bütün madeni paraların, madalyaların, madalyonların üstünde bir Türk sanatçısının emeğini, ustalığını görüyoruz: Avni Kumuk.

Kim bu Avni Kumuk? Maden üstünde üç boyutlu çalışan, “hatıra paralar”ın üstüne imzasını atan ilk Türk. Ayrıca bu alanda tek Türk. Gerçi maden üstünde rölyefli çalışmalar yapan Palti adlı başka bir yurttaşımız daha var, ama, o genellikle kalıpları İtalya’da yaptırıyor. Avni Kumuk çok yönlü bir sanatçı.

Bir paranın, bir madalyonun deseninden baskısına dek uzanan yapım çizgisinin bütününü kapsayan bir çalışması var: Sanatçıyla teknisyenin, teknisyenle işçinin hünerlerini, erdemlerini birleştiren bir çalışma. Bu konuda bileşik ve korkunç diyebileceğimiz bir duyguya yükselmiş: Merih’in dünyadan çekilmiş fotoğrafını gösterin, size bu gezegenin ırmaklarının derinliğini, dağlarının bitkisel örtüsünü, küçük ve kaçak keçiyollarını söylesin. Yine de desenci yanının gravör yanı kadar güçlü olmadığı kanısındayım. Bence iyi bir desenciyle çalışırsa, yalnız ülkemiz değil, dünya ölçüsünde kabartma yapıtlar ortaya koyabilir. Avni Kumuk kendisini daha çok madalyalarda, özellikle de madalyonlarda ortaya koyuyor. Bu tür çalışmalarda daha özgür deneylere girebiliyor da ondan.

Avni Kumuk, 1934 yılında Samsun’da doğmuş. Teknik Üniversite Makine Fakültesi’nde okumuş. Ancak hayat güçlükleri onu bu fakültenin beşinci sınıfından ayrılma zorunda bırakmış. Baba mesleği olan kuyumculuk işleriyle uğraşmış. Bu arada da Darphane’ye girmiş. Kuyumculuğun bin yıllık deneyleriyle mesleki öğreniminden edindiği görgüyü birleştirme olanağı bulmuş bu kurumda. Gerçekten de ülkemizde gravör yetiştiren başka hiçbir yer yok. Güzel Sanatlar Akademisi’nde de, Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi’nde de ayrı bir gravür, bir madalyon bölümü olmadığı kanısındayım. Bu yüzden, Avni Kumuk, bir rastlantı sonucu olarak mı bilmiyorum, kendi yeteneğine en uygun bir çalışma ortamı bulmuştur Darphane’de. Bugüne dek 100 kadar madalyon yapmış. Elinizdeki paraların kalıplarını da o hazırlıyor.

Makineleşmenin ilerlemesiyle gravörün işi tehlikeye giriyor mu? Ya da bir gün girebilir mi? “Hayır,” diye karşılık veriyor Avni Kumuk, “bu işte insan elinin hünerini ortadan kaldıramazsınız. Üstelik günümüzde bile 200 yıl önceki yöntemlerle çalışılıyor. Çok şey değişmiş değildir aslında. Alçı modeli hazırlayan biziz, pantografla ufaltan yine biz, çelik üstüne doğrudan doğruya işleyen yine biz. Kabartma sanatında sanatçıyı ortadan kaldıramazsınız. Ya da en son ortadan kaldırılacak kimse o olacaktır. ”Dünyada ilk madeni para Anadolu’da basılmıştır. M.Ö. 700 yıllarında Lidya’da ırmak yataklarında bulunan elektron adlı bir maden kullanılıyordu bu paralarda. Ne yazık ki, aynı Anadolu’da para rölyefleri Avni Kumuk gibi bir sanatçı ortaya çıkana dek hep yabancılara yaptırılmıştır.

Darphane’deki hizmetlerinin ardından, 1982’de kurduğu International Goldart İstanbul firmasında aralarında Türk Nümismatik Derneği’nin hazırlattığı madalyonlar da bulunan 700’ü aşkın madalya, bröve, şeref madalyaları, MİT amblemi, Polis rozetleri ve benzeri eser üretti. Yerli ve yabancı, resmi ve özel pek çok kurumdan teşekkürnamelerle taltif edildi.

Ürettiği tedavül ve hatıra paraları:

1970:

  • Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 50. Yıldönümü temalı 25 Lira değerindeki gümüş hatıra para,
  • FAO temalı, “Saban kılıçtan üstündür” sloganlı akmonital 2½ Lira.

1971:

  • Malazgirt Zaferi’nin 900. Yıldönümü temalı gümüş 50 Lira,
  • FAO temalı, “Saban kılıçtan üstündür” sloganlı bronz 10 Kuruş,
  • Yöresel başlık giymiş köylü kızı portreli akmonital 50 Kuruş.

1972:

  • 30 Ağustos Zaferinin 50. Yılı temalı gümüş 50 Lira,
  • Afyon’da dağıtılacak altın hatıra madalyonlar

1973:

  • Cumhuriyet’in 50. Yıldönümü temalı 50 ve 100 Lira değerinde gümüş, 500 Lira değerinde altın hatıra paralar,

1974:

  • Samsun’daki Atatürk Heykeli desenli akmonital 5 Lira,

1975:

  • FAO temalı, “Aile planlaması Herkes için yiyecek” sloganlı, alüminyum 5 Kuruş

1976:

  • FAO temalı, “Kadının süsü, kültür ve erdem olmalıdır” sloganlı, alüminyum 5 ve 10 Kuruşlar ile akmonital 5 Lira

1978:

  • FAO temalı, “Kadının süsü, kültür ve erdem olmalıdır” sloganlı akmonital 50 Kuruş, 1 ve 2½ Lira
  • FAO temalı, “Saban kılıçtan üstündür” sloganlı akmonital 5 ve gümüş 150 Lira.
  • FAO temalı, “Kadının süsü, kültür ve erdem olmalıdır” sloganlı altın 500 Lira,
  • FAO temalı, “Aile planlaması Herkes için yiyecek” sloganlı, altın 1.000 Lira

1979:

  • FAO temalı, “Aile planlaması Herkes için yiyecek” sloganlı, bronz ve alüminyum 1 Kuruş
  • FAO temalı, “Saban kılıçtan üstündür” sloganlı akmonital 50 Kuruş ve 1 Lira,
  • FAO temalı, “Aile planlaması Herkes için yiyecek” sloganlı, akmonital 2½ ve 5, gümüş 150 Lira
  • FAO temalı, “Köylü kadınını kalkındırma” sloganlı altın 500 Lira,
  • FAO temalı, “Köylü kadınını kalkındırma” sloganlı altın 1.000 Lira,

1980:

  • FAO temalı, “Köylü kadınını kalkındırma” sloganlı bronz 10, akmonital 50 Kuruş ve 1 Lira,
  • FAO temalı, “Köylü kadınını kalkındırma” sloganlı altın 500 Lira

Ürettiği madalyalardan bazıları:

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne:

  • Birinci ve İkinci Derece Şeref Madalyaları
  • Birinci ve İkinci Derece Övünç Madalyaları
  • Üstün Hizmet Madalyası
  • Birinci ve İkinci Derece Savaş Madalyaları
  • Kara Kuvvetleri Amblemi
  • Kara Kuvvetleri Hatıra Madalyonu

Çeşitli Kurumlara:

  • İstanbul’un Fethi’nin 500. Yıldönümü Hatırası
  • 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü Açılış Hatırası
  • Haliç Köprüsü Açılış Hatırası
  • Suudi Arabistan Meliki Faysal’ın Türkiye Ziyareti Hatırası
  • İslam Konferansı İstanbul Hatırası

Resim alanında da eserler üreten Avni Kumuk, sadece yetenekli bir sanatkar değil, aynı zamanda üstün bir mühendisti. 1974 Kıbrıs Barış Harekatından sonra Türkiye’ye uygulanan ambargo sebebiyle savunma sanayinde yaşanan parça eksikliğinin giderilmesine katkılar sundu, yerden havaya uçaksavar roketlerinin en hassas parçalarından olan yönlendirme kanatlarının üretimini sağladı.

Ailesi, Avni Bey’in en gözde eseri olarak, som altından yaptığı, zümrüt taşlarından gözleri olan bir leylek heykelini hatırladığını belirtmektedir. Yapı Kredi Bankası için yapılmış olması muhtemel heykele ait bir fotoğrafa maalesef ulaşabilmiş değiliz.

İTÜ Makine Mühendisliği Fakültesi, Sanayi Danışma Kurulunda görev aldı, özel sektörde pek çok firmaya ihtiyaç duydukları çok hassas ve karmaşık parçaları için kalıplar üretti. Zamanında yurtdışından tedarik edilen mamullerin yurtiçi imalatına imkan veren büyük katkılar sundu.

Çok karmaşık 124 parçadan oluşan Zibro Kamin sobalarını ve Zibro Grill mangallarını üreterek Avrupa’ya çok büyük ölçekte ihracatlar gerçekleştirdi. Türkiye’de ilk defa Arçelik için bulaşık makinesi sepetlerinin hattını ve bulaşık makinesi sepetlerini üretti. İlk defa ince cidarlı enjeksiyon baskılı plastik ambalajları üreterek ithalatı durdurdu. MissFlora Firması bulaşık makinesi kokusunu kalıbını üretti. Birçok gıda firmasına dolum makineleri, sürpriz yumurta imalatı için gerekli kalıpları üretti. Almanya’ya Vakumlu gıda saklama kaplarını üretti.

2 çocuk babası Avni Kumuk , toplumdan aldığının fazlasını topluma verme ilkesi ile, son dakikaya kadar üretmeye, çalışmaya devam etti.

 

*Avni Kumuk’un Türkiye Cumhuriyeti paraları ve nümizmatiği alanındaki eserlerini derlediğimiz bu yazıya katkılarından dolayı sanatçının ailesine en derin şükranlarımızı sunmayı borç biliriz. 

Avni Kumuk’a adanmış sayfa için tıklayınız.

Pietro Giampaoli (1898 ~ 1998)

P. Giampaoli eseri Atatürk Portresi

1957 yılı 1 liradaki Atatürk portresinin tasarımcısıdır.

Aynı portre, 1960 yılı 27 Mayıs ihtilali konulu gümüş 10 Liralarda ve 1998’de Cumhuriyet’in 75. Yıldönümü için üretilen 25 Milyon Liralık altın paranın da tura yüzünde(*27, Sf. 183) kullanıldı.

İtalyan Darphanesinde 1936 – 1963 yılları arasında hizmet veren Giampaoli’nin pek çok İtalyan parasında tasarımı bulunur. Ayrıca Vatikan, San Marino ve Malta için sayısız para ve madalya üreten sanatçı, Almanya, Fransa, İspanya, İsrail ve Tunus Darphanelerine danışman olarak davet edildi.

Müzayedelerde ortaya çıkan bazı parçalardan anlaşıldığı üzere, 25 Kuruş için de Atatürk portreli deneme baskıları hazırlanmıştır. Portrede Atatürk’ün sağa bakan rölyefinin altında J. Pavlvs imzası görülür.

Vatikan’a onlarca madalyon üreten sanatçının kendi ismini de Latinleştirerek Pietro Giampaoli’yi Joannes Pavlvs olarak işlediği oto-portre madalyonları mevcuttur (*1). Farklı yıllarda, tekrar tekrar ürettiği oto portrelerinde deve dikeni deseni kullandı ve etrafına farklı sloganlar işledi. Çiçek sembolizminde deve dikeni yalnızlığı ve inzivayı simgeler. Elverişsiz koşullarda yeşerebilen devedikeni kişinin zorluklar karşısında ilerleyebilmesini ifade eder.

1950’lerde Türk Paralarının üretiminde kullanılmaya başlanan paslanmaz çelik akmonital alaşımın on yıldan fazla bir süredir İtalyan paralarında kullanıldığı göz önüne alındığında, İtalyan Darphanesi ile işbirliğine girilmesi olağan görülmeli.

Akmonital sert ve işlemesi bakır ya da nikele kıyasla daha zor olan bir malzeme olduğundan, İtalya’dan basılacak paralar için makine de getirtilmiştir. Kendisi de heykeltraş olan kardeşi Celestino Giampaoli de İstanbul Darphanesi’nde akmonital paraları darbedecek makinaların kurulumu ve kullanımı üzerine danışmanlık yaptı (*2).

Avni Kumuk‘un 1964’te Daphane bünyesine dahil olmasına kadar, para kalıplarının tamamının Giampaoli elinden çıkmış olduğunu kabul etmek yanlış olmayacaktır.

[1] https://www.cronacanumismatica.com/un-refuso-due-medaglie-e-limpresa-del-maestro-giampaoli

[2] https://www.dizionariobiograficodeifriulani.it/giampaoli-pietro-celestino-e-vittorio

Yazı ve tura yönlerinin birbirine göre hizalanışı

Bir sikkenin, yani madeni paranın yüzlerine Türkçede yazı ve tura denir.  Tura, Osmanlı dönemi paralarında bulunan tuğra‘dan türemiştir ve modern paralarda hükümdarın portresinin bulunduğu tarafa verilen isimdir. İlk olarak Emir Süleyman Çelebi tarafından paralarda kullanılan tuğra, İmparatorluğun sonuna kadar akçe ve altınlarda yer aldı.

Tura tarafı, paranın önü (obverse), yazı yüzü ise arkası (reverse) kabul edilir. Yine de, bazı hatıra paralarda çelişkili sınıflandırmalar ortaya çıkabilir. Örneğin bir kabule göre, öncelikle parayı basan devletin adının belirtildiği taraf tura kabul edilir, diğer bir kabule göre ise paranın değerinin yazılı olduğu tarafı yazı kabul etmek gerekir. Çoğu parada bu iki tanım birbiri ile çelişmez, ancak her iki yüzde de resim ve mesaj içeren hatıra paralarda durum farklı olabilir. 1979 yılı ve sonrasında üretilen Türk hatıra paralarında hem paranın değeri hem de “Türkiye Cumhuriyeti” ibaresi aynı yüzde belirtilmeye başladı. Bu taraf, Darphane yayınlarında (*27) “Ön yüz” olarak tanımlanır.

Paraların yazı ve tura yüzlerinin birbirine göre yönelimi iki türlü olabilir.

  • Paranın bir yüzünü düz tuttuğunuzda ve dikey ekseni etrafında çevirdiğinizde, yani parayı üst ve alt noktalarından tutup döndürdüğünüzde, diğer tarafı da düz ise, madalyon gibi hizalanmıştır denir. İngilizcesi “medal orientation” (ya da “medal alignment”) şeklindedir ve uluslar arası gösterini yukarı bakan iki ok (↑↑) ile ifade edilir.

  • Bir tarafı düzken, dikey ekseni etrafında çevirdiğinizde diğer tarafı baş aşağı görünüyorsa sikke yönelimindedir. Aynı parayı sağ ve sol yanlarından tutup çevirdiğinizde, yani yatay ekseni etrafında döndürdüğünüzde, diğer yüzünü de düz görünür. İngilizcesi “coin orientation / alignment” olarak ifade edilir ve nümismatik kataloglarda biri yukarı biri aşağı yönlü iki ok (↑↓) ile belirtilir.

Cumhuriyetin ilk paraları 1947’ye kadar madalyon yöneliminde basılırken, ay yıldızlı tura ile çıkan seride sikke/para yönelimine geçildi.

Hatıra paralar genelde madalyon yönünde basıldı. Örneğin 1960 yılı gümüş 10 Liralarında bu ayrıntı, Resmi Gazete ilanında… paranın bir tarafı sağdan sola veya soldan sağa çevrildiğinde diğer tarafı düz gözükecek şekilde basılmıştır.” şeklinde belirtildi.

2001’de tedavül paralarının yüzleri tekrar madalyon şeklinde hizalanmaya başladı. Bu durum koleksiyonerlerin dikkatinden kaçmadı ve  Darphane yönetiminin 3 Ocak 2002’de koleksiyonerleri davet ettiği buluşmada da dile getirildi; Güvendik Fişekçioğlu’nun sorusuna cevaben, Darphane Müdürü Tuğrul Bilen Ünal, para setlerini düşünerek bu yönde bir değişikliğe gidildiğini belirtti. Çünkü madalyon şeklinde hizalanan paraları bir koleksiyon föyüne ya da klasöre yerleştirdiğinizde ve sayfa çevirir gibi ilerlediğinizde, diğer yüzleri de düz görünür. Avrupa baskısı paralar örneğin Eurolar bu şekildedir. Amerikan sikkeleri ise sayfayı çevirdiğinizde baş aşağı görünürler.