Türkiye Cumhuriyeti paralarının motiflerini üreten sanatçıların listesini derlemeye çalıştık.
Madeni ve Kağıt paraların çoğu, Darphane ve Banknot Matbaası bünyesindeki sanatçılar tarafından üretildiyse de, Cumhuriyetin erken dönemlerinde yabancı danışmanlardan hizmet alındı, zaman zaman da açılan yarışmalara katılan sanatkarların çalışmaları hatıra ve tedavül paralarında yer buldu.
Cumhuriyet dönemi paralarının tasarımlarında çalışmaları yer eden sanatçılar:
(parantez içinde verilen tarih, sanatçının tasarımının kullanıldığı ilk çalışmanın tedavüle çıktığı yıldır.)
*Listede bazı madeni paraların ve pek çok banknotun desenlerini üreten sanatkarın ismi eksiktir. Yeni isimler gün ışığına çıktıkça liste güncellenecektir.
Banknotlarda ve madeni paralarda kullanılan portrelerin orijinallerini çeken fotoğrafçılar, görseli aktarılan heykellerin yaratıcıları veya binaların mimarlarını da burada listeledik.
Samsun’da Kafkas asıllı bir ailenin en büyük oğlu olarak 1934’te doğan sanatçı, 6 yaşından itibaren aile mesleği olan kuyumculukla haşır neşir oldu. İlkokulda yüksek matematik becerileri sebebi ile arkadaşları arasında Pisagor ismi takılmıştı. 6 yaşında buhar makinesi yaptı ve çalıştırdı. 1953 yılında liseden mezun olduktan hemen sonra Kapalı Çarşı’da açtığı dükkanda bilfiil kuyumcu ve hakkak olarak üretim yaptı. İTÜ’de Makine Mühendisliği Bölümüne 12. sırada girdi, kuyumculuktan edindiği tecrübe ile öğrenciliği sırasında Silahlı Kuvvetler ’in çeşitli kolları için madalya ve armalar üretti.
1964 – 1976 yılları arasında, önceleri grafiker ve yevmiyeli teknik personel, 1967’den itibarense gravür atölyesi şefi ve Teknik Müşavir olarak Darphane’ye hizmet etti. 1968’de Topkapı Sarayı’nda sergilenen Kaşıkçı Elmasının incelenmesi, ölçülerinin ve sahihliğinin tespiti ile görevlendirildi.
1970 yılındaki ilk hatıra paradan başlayarak pek çok paraya hem mecazen hem de gerçek manada imza atan sanatçının tekniği, 1957 yılında çıkartılan madeni paraların kalplarını hazırlayan İtalyan sanatkar Giampaoli‘ ye benzetilir.
1970’lerin başında, dönemin Darphane yönetimi, Anadolu kıyafetleri koleksiyoneri Sabiha Tansuğ’un bir sergisini ziyaret eder ve bu tür yöresel kıyafetlerin yeni çıkacak paralarda kullanılabileceği düşünülür. Bu yönde bir desen üretmesi için Avni Bey, Sabiha Tansuğ’un Ankara başlığı giymiş bir fotoğrafını çekti, ancak birebir belirli bir şahsı resmetmiş olmamak için fotoğrafın surat kısmını kesip, sadece Ankara başlığı kısmını kullandı. Normalde Darphane’ye kendisine tahsis edilen araç ve şöför ile gidip geldiği halde, paraya işlemeyi düşündüğü ortalama Türk kadını hayalinde canlandırabilmek için, bir süre toplu taşıma ile şehirde dolaşarak 50 Kuruş ve daha sonraki hatıra paralarda kullanılan deseni yarattı.
1970 Türkiye Büyük Millet Meclisi 50. Yıldönümü hatıra parası – Kalpaklı kravatlı Mustafa Kemal Paşa
1970 Türkiye Büyük Millet Meclisi 50. Yıldönümü hatıra parası – İlk TBMM Binası
1970 F.A.O. 2,5 Lira, Traktör süren Atatürk “Saban Kılıçtan Üstündür.”
1974 yılı 5 Liralarda kullanılan Samsun Atatürk Heykeli
1971’de ilk olarak 50 Kuruş’ta kullanılan Anadolu başlığı giyen köylü kızı portresi
30 Ağustos 1922 Zaferinin 50. Yıldönümü at binen Atatürk
30 Ağustos 1922 Zaferinin 50. Yıldönümü muharebe sahnesi
1973 Cumhuriyet’in 50. Yıldönümü gümüş – Atatürk, traktör ve fabrika
1973 Cumhuriyet’in 50. Yıldönümü altın – Atatürk
1973 Cumhuriyet’in 50. Yıldönümü logosu
FAO Aile planlaması – Herkesi için yiyecek
FAO Köylü kadınını kalkındırma – Anadolu başlığı giyen köylü kızı
FAO Köylü kadınını kalkındırma – Emziren anne
FAO Kadının sürü kültür ve erdem olmalıdır
1974 – 1976 arasında Darphane Müdürlüğü yapan Cemalettin Seber’e (namı diğer Cemal Süreya), kurumda kullanılmayan eski makineleri hurdaya çıkartması talimatı verildiği bir dönemde, Avni Kumuk, sözü edilen makinelerin tarihi vasfını vurgulayarak Cemal Süreya’yı bakanlık ile görüşmeye ikna etti ve tarihi makinelerin bugün Darphane Bünyesinde sergilenmesini sağladı.
Cemal Süreya’nın keleminden Avni Kumuk:
(“Günübirlik”ler – Toplu Yazılar 2 – YKY)
Büyük Bir Kalemkâr
İlk resmi Türk darphanesi Fatih zamanında, İstanbul’un alınışından hemen sonra, Beyazıt yakınlarında bir yerde kurulmuştur. Cumhuriyet dönemine dek madeni paralarda insan resmi olmadığı gibi tam rölyef de yoktur. Hep iki boyutlu çalışılmıştır. Paralar, iki çelik yüzey arasına yerleştirilmiş madeni pullara çekiçle vurularak yapılıyordu. Gerçi I. Mahmut zamanında para yapımında presler de kullanılmaya başlanmıştır. Ancak, gerçek anlamda rölyefli sikkelerin basımı için Cumhuriyet dönemini beklemek gerekecektir.
Cumhuriyet döneminde, 1957’ye dek, paralardaki rölyefler hep yabancı uzmanlara, sanatçılara yaptırılmış ya da onların hazırladıkları kalıpların, çalışmaların çoğaltılmasıyla yetinilmiştir. Sözgelimi Atatürk rölyeflerini ilk sıralarda bir İngiliz sanatçı yapıyordu. 1957’den sonra Batı’daki örneklerin niteliklerini taşıyan ilk paralarımız da bir yabancı uzmanın, İtalyan darphanesi baş gravörünün emeğiyle hazırlanmıştır.
Ama son on beş yıl içinde Darphane’de yapılan bütün madeni paraların, madalyaların, madalyonların üstünde bir Türk sanatçısının emeğini, ustalığını görüyoruz: Avni Kumuk.
Kim bu Avni Kumuk? Maden üstünde üç boyutlu çalışan, “hatıra paralar”ın üstüne imzasını atan ilk Türk. Ayrıca bu alanda tek Türk. Gerçi maden üstünde rölyefli çalışmalar yapan Palti adlı başka bir yurttaşımız daha var, ama, o genellikle kalıpları İtalya’da yaptırıyor. Avni Kumuk çok yönlü bir sanatçı.
Bir paranın, bir madalyonun deseninden baskısına dek uzanan yapım çizgisinin bütününü kapsayan bir çalışması var: Sanatçıyla teknisyenin, teknisyenle işçinin hünerlerini, erdemlerini birleştiren bir çalışma. Bu konuda bileşik ve korkunç diyebileceğimiz bir duyguya yükselmiş: Merih’in dünyadan çekilmiş fotoğrafını gösterin, size bu gezegenin ırmaklarının derinliğini, dağlarının bitkisel örtüsünü, küçük ve kaçak keçiyollarını söylesin. Yine de desenci yanının gravör yanı kadar güçlü olmadığı kanısındayım. Bence iyi bir desenciyle çalışırsa, yalnız ülkemiz değil, dünya ölçüsünde kabartma yapıtlar ortaya koyabilir. Avni Kumuk kendisini daha çok madalyalarda, özellikle de madalyonlarda ortaya koyuyor. Bu tür çalışmalarda daha özgür deneylere girebiliyor da ondan.
Avni Kumuk, 1934 yılında Samsun’da doğmuş. Teknik Üniversite Makine Fakültesi’nde okumuş. Ancak hayat güçlükleri onu bu fakültenin beşinci sınıfından ayrılma zorunda bırakmış. Baba mesleği olan kuyumculuk işleriyle uğraşmış. Bu arada da Darphane’ye girmiş. Kuyumculuğun bin yıllık deneyleriyle mesleki öğreniminden edindiği görgüyü birleştirme olanağı bulmuş bu kurumda. Gerçekten de ülkemizde gravör yetiştiren başka hiçbir yer yok. Güzel Sanatlar Akademisi’nde de, Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi’nde de ayrı bir gravür, bir madalyon bölümü olmadığı kanısındayım. Bu yüzden, Avni Kumuk, bir rastlantı sonucu olarak mı bilmiyorum, kendi yeteneğine en uygun bir çalışma ortamı bulmuştur Darphane’de. Bugüne dek 100 kadar madalyon yapmış. Elinizdeki paraların kalıplarını da o hazırlıyor.
Makineleşmenin ilerlemesiyle gravörün işi tehlikeye giriyor mu? Ya da bir gün girebilir mi? “Hayır,” diye karşılık veriyor Avni Kumuk, “bu işte insan elinin hünerini ortadan kaldıramazsınız. Üstelik günümüzde bile 200 yıl önceki yöntemlerle çalışılıyor. Çok şey değişmiş değildir aslında. Alçı modeli hazırlayan biziz, pantografla ufaltan yine biz, çelik üstüne doğrudan doğruya işleyen yine biz. Kabartma sanatında sanatçıyı ortadan kaldıramazsınız. Ya da en son ortadan kaldırılacak kimse o olacaktır. ”Dünyada ilk madeni para Anadolu’da basılmıştır. M.Ö. 700 yıllarında Lidya’da ırmak yataklarında bulunan elektron adlı bir maden kullanılıyordu bu paralarda. Ne yazık ki, aynı Anadolu’da para rölyefleri Avni Kumuk gibi bir sanatçı ortaya çıkana dek hep yabancılara yaptırılmıştır.
Darphane’deki hizmetlerinin ardından, 1982’de kurduğu International Goldart İstanbul firmasında aralarında Türk Nümismatik Derneği’nin hazırlattığı madalyonlar da bulunan 700’ü aşkın madalya, bröve, şeref madalyaları, MİT amblemi, Polis rozetleri ve benzeri eser üretti. Yerli ve yabancı, resmi ve özel pek çok kurumdan teşekkürnamelerle taltif edildi.
1971 Malazgirt Zaferi 900. Yıldönümü Malazgirt savaş sahnesi
1976 Kültür Bakanlığı
Ziya Gökalp
1976 Kültür Bakanlığı
Ziya Gökalp-arka
1978 TND – İlk Türk Nümismatı
Abdüllatif Suphi Paşa
1978 TND – İlk Türk Nümismatı
Abdüllatif Suphi Paşa
1978 TND – Harf Devriminin 50. Yıldönümü
1978 TND – Harf Devriminin 50. Yıldönümü
1979 TND – Halil Edhem Eldem
1979 TND – Halil Edhem Eldem
1980 İstanbul Tıp Fakültesi & TND – İbn-i Sina’nın 1.000. Goğum Yıldönümü
1980 İstanbul Tıp Fakültesi & TND – İbn-i Sina’nın 1.000. Goğum Yıldönümü
Atatürk’ün 100. Doğum Yılı
Kanada – Türkiye Dostluk Madalyonu
Atatürk’ün 100. Doğum Yılı
Kanada – Türkiye Dostluk Madalyonu
1981 Eskişehir Turizmini Geliştirme Yayma Derneği,
Yunus Emre Kültür Sanat Festivali
1981 Eskişehir Turizmini Geliştirme Yayma Derneği,
Yunus Emre Kültür Sanat Festivali
Sakıp Sabancı
Hatıra Madalyon
Hürriyet Gazetesinin 1974’te başlattığı “Yeni Bir Yavuz İstiyoruz” kampanyası kapsamında basılan madalyon
Resim alanında da eserler üreten Avni Kumuk, sadece yetenekli bir sanatkar değil, aynı zamanda üstün bir mühendisti. 1974 Kıbrıs Barış Harekatından sonra Türkiye’ye uygulanan ambargo sebebiyle savunma sanayinde yaşanan parça eksikliğinin giderilmesine katkılar sundu, yerden havaya uçaksavar roketlerinin en hassas parçalarından olan yönlendirme kanatlarının üretimini sağladı.
Ailesi, Avni Bey’in en gözde eseri olarak, som altından yaptığı, zümrüt taşlarından gözleri olan bir leylek heykelini hatırladığını belirtmektedir. Yapı Kredi Bankası için yapılmış olması muhtemel heykele ait bir fotoğrafa maalesef ulaşabilmiş değiliz.
İTÜ Makine Mühendisliği Fakültesi, Sanayi Danışma Kurulunda görev aldı, özel sektörde pek çok firmaya ihtiyaç duydukları çok hassas ve karmaşık parçaları için kalıplar üretti. Zamanında yurtdışından tedarik edilen mamullerin yurtiçi imalatına imkan veren büyük katkılar sundu.
Çok karmaşık 124 parçadan oluşan Zibro Kamin sobalarını ve Zibro Grill mangallarını üreterek Avrupa’ya çok büyük ölçekte ihracatlar gerçekleştirdi. Türkiye’de ilk defa Arçelik için bulaşık makinesi sepetlerinin hattını ve bulaşık makinesi sepetlerini üretti. İlk defa ince cidarlı enjeksiyon baskılı plastik ambalajları üreterek ithalatı durdurdu. MissFlora Firması bulaşık makinesi kokusunu kalıbını üretti. Birçok gıda firmasına dolum makineleri, sürpriz yumurta imalatı için gerekli kalıpları üretti. Almanya’ya Vakumlu gıda saklama kaplarını üretti.
2 çocuk babası Avni Kumuk , toplumdan aldığının fazlasını topluma verme ilkesi ile, son dakikaya kadar üretmeye, çalışmaya devam etti.
* Cumhuriyet dönemi paralarının desenlerini üreten diğer sanatçılar için tıklayın.
*Avni Kumuk’un Türkiye Cumhuriyeti paraları ve nümizmatiği alanındaki eserlerini derlediğimiz bu yazıya katkılarından dolayı sanatçının ailesine en derin şükranlarımızı sunmayı borç biliriz.
1957 yılı 1 liradaki Atatürk portresinin tasarımcısıdır.
Aynı portre, 1960 yılı 27 Mayıs ihtilali konulu gümüş 10 Liralarda ve 1998’de Cumhuriyet’in 75. Yıldönümü için üretilen 25 Milyon Liralık altın paranın da tura yüzünde(*27, Sf. 183) kullanıldı.
İtalyan Darphanesinde 1936 – 1963 yılları arasında hizmet veren Giampaoli’nin pek çok İtalyan parasında tasarımı bulunur. Ayrıca Vatikan, San Marino ve Malta için sayısız para ve madalya üreten sanatçı, Almanya, Fransa, İspanya, İsrail ve Tunus Darphanelerine danışman olarak davet edildi (*1).
Müzayedelerde ortaya çıkan parçalardan (ör. a, b), 25 Kuruş için de Atatürk portreli deneme baskıları hazırladığı ve Hürriyet Gazetesi Kurucusu Sedat Sinavi portresi gibi özel siparişler aldığı anlaşılır. Portrelerde rölyefin altında J. Pavlvs imzası görülür.
Mersin Akdeniz Gazetesi 02 Şubat 1957
1957 Prova 25 Kuruş,
yıldızın altında J. Pavlvs imzalı
27 Mayıs 1960 İhtilali 10 Lira Atatürk portresi
27 Mayıs 1960 İhtilali 10 Lira, Devrimin amblemi
1959 yılı 25 Kuruş, Mermi taşıyan köylü kadını
Ankara Ulus Zafer Anıtı, Mermi Taşıyan Anadolu Kadını heykeli
1960 – İki buçuk Lira Mustafa Kemal Paşa Kocatepe’de
Etem Tem’in Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’yı Kocatepe’de fotoğrafladığı ünlü kare
Cumhuriyetin 75. Yılı 25 Milyon Lira altın para tura yüzü
1950’lerde Türk Paralarının üretiminde kullanılmaya başlanan paslanmaz çelik acmonital alaşımın on yıldan fazla bir süredir İtalyan paralarında kullanıldığı göz önüne alındığında, İtalyan Darphanesi ile işbirliğine girilmesi olağan görülmeli.
Acmonital sert ve işlemesi bakır ya da nikele kıyasla daha zor olan bir malzeme olduğundan, İtalya’dan basılacak paralar için makine de getirtilmiştir. Kendisi de heykeltraş olan kardeşi Celestino Giampaoli de İstanbul Darphanesi’nde akmonital paraları darbedecek makinaların kurulumu ve kullanımı üzerine danışmanlık yaptı (*3).
Avni Kumuk‘un 1964’te Daphane bünyesine dahil olmasına kadar, para kalıplarının tamamının Giampaoli elinden çıkmış olduğunu kabul etmek yanlış olmayacaktır.
Özellikle İtalyan 20 Lireti ile 5 Kuruş arasındaki benzerliği, tasarımın aynı elden çıktığı ihtimalini güçlendirir.
İtalya 1957 yılı 20 Lire
5 kuruş 1958
Vatikan’a onlarca madalyon üreten sanatçının kendi ismini de Latinleştirerek Pietro Giampaoli’yi Joannes Pavlvs olarak işlediği oto-portre madalyonları mevcuttur (*2). Farklı yıllarda, tekrar tekrar ürettiği oto portrelerinde deve dikeni deseni kullandı ve etrafına farklı sloganlar işledi. Çiçek sembolizminde deve dikeni yalnızlığı ve inzivayı simgeler. Elverişsiz koşullarda yeşerebilen devedikeni kişinin zorluklar karşısında ilerleyebilmesini ifade eder.
1958 Hürriyet 10 Yıl hizmet madalyonu – 1958 J_PAVLVS
Pietro Giampaoli – Joannes Pavlvs
Deve dikeni ve etrafında “Procvl Profanis” (Sıradanlıktan Uzakta)
Joannes Pavlvs – Pietro Giampaoli
NON SINE LABORE (Çalışmadan olmaz)
* Cumhuriyet dönemi Türk paralarının desenlerini üreten diğer sanatçılar için tıklayın.
[1] Mersin Akdeniz Gazetesi 02 Şubat 1957 (Sn. Yüksel Güven arşivi)
We use cookies to ensure that we give you the best experience on our website. If you continue to use this site we will assume that you are happy with it.