1934 Tedavül Para Yarışmaları

Türk paralarında kullanılacak desenlerin seçimi için açılan ilk yarışmalar, 1934’te, Cumhuriyet’in Latin harfli ilk tedavül paralarının tasarımı için düzenlendi.

1933’te kabul edilen yasa ile bastırılacak paraların alaşım ve ağırlıkları tespit edilmişti. Kanunda paraların alaşım ve ağırlıkları tanımlanıyordu:

Binde 900 ayarında gümüşten darbedilecek 100 Kuruşların 12 gram, 50 Kuruşlukların 6 gram ve 25 Kuruşluk sikkelerin 3 gram ağırlığında olacağı, %75 nikel ile %25 Bakır içeren ufaklıklardan 10 Kuruşların 6 gram, 5 Kuruşlukların 4 gram ve 1 Kuruşların ise 2,5 gram ağırlığında basılacağı kararlaştırılmıştır. 10 Paralık en küçük paralar ise %85 Bakır, %10 Alüminyum ve %5 diğer madenlerden oluşacak bir alaşımdan 2 gram ağırlığında basılacaktır.

(1934’te çıkan kanunla gümüş paraların saflığı binde 830’a düşürüldü)

 

Gümüş 25, 50 ve 100 Kuruş ile daha ufak değerdeki küpro-nikel paraların tasarımı için iki ayrı yarışma düzenlendi.

Gümüş paralar için açılan yarışmaya 16 sanatçı katıldı.

Toplanan jürinin, 100 Kuruş parasının tura yüzü için Ahmet Mesrur Durum‘un Atatürk portesini, yazı yüzü için ise Vedat Ömer Ar‘ın tasarımını seçtiği ve her iki sanatçıya da 1.000’er Lira ödül verileceği, 26 Ağustos 1934 tarihli gazetelerde ilan edildi.

Yarışmaya yurtdışından kalıplarla yabancı tasarımların katıldığı (*1), seçilen tasarımların yeterince modern olmadığı (*2) yönünde eleştirilere ek olarak, eserleri seçilmeyen ancak başvuru zarfı açılmış halde iade olunan Ressam Ali Cemal Bey, “Aslında benim kalıplarımı seçtiler, ancak zarfı açınca, yeterince tanınan bir sanatkar olmadığımı düşünüp kararlarını değiştirdiler” manasında beyanatlar verdi. (29 Ağustos 1934 tarihli Cumhuriyet Başsayfa ve sf. 5. ayrıca 1 Eylül 1934 tarihli Vakit sf 2)

Dönemin Maliye Bakanlığı, 1 Eylül tarihinde Son Posta Gazetesinde çıkan açıklamaya göre, Ali Cemal Bey’in zarfını ihtiyaten açmıştı.

Cumhuriyet Gazetesine 4 Eylül tarihinde ilave açıklamalarda bulunan Ressam Ali Cemal, Darphane Müdürü Fuat Bey ile görüştüğünü ve jürinin usulsüzlük yapmadığına ikna olduğunu, önceki beyanlarının düzeltilmesi gerektiğini ifade etti.

Yine de, 26 Ekim 1934 tarihli Zaman Gazetesi haberine göre “alakadar makamat“, 100 Kuruş için, birinciliğe seçilen tasarımlarla birlikte Ankara’ya gönderilen ve Ressam Ali Cemal Bey’e ait desenlerin kullanılmasını tercih etti. Desenler Ali Cemal Bey’den 500 Lira karşılığında satın alındı.

Basılacak paralar için gerekli gümüş eksikliğinden (*5), paraların basımı aylara yayıldı.


Nikel 10, 5 ve 1 Kuruşlar için açılan müsabaka sonucu da 24 Eylül’de gazetelerde ilan edildi. Ressam Mazhar Nazım Bey‘in ve Mimar Nurettin Bey‘in eserleri birinci seçilerek Maliye Bakanlığı’na gönderildiği duyuruldu ancak gümüş sikkelerin darbı 1935’e sarktığından, yarışmada seçilen tasarımlar tedavüle verilecek küpronikel paralarda kullanılmadı.

Küpronikel ufaklıklardan 10 Paralık, yarışmalara dahil edilmedi. Sikkede kullanılacağı daha birinci yarışma sonucuyla birlikte duyurulan ve Mesrur İzzet Bey‘e ait olan tasarımın Maliye Bakanlığınca kabul gördüğü, ancak önce gümüş paraların basılacağı ilan edildi. Bu değerdeki ilk cumhuriyet sikkesi, 1934’te gazetelerde fotoğrafı yayımlanan veya tarifi yapılan desenden farklı biçimde, 1937’de gazetelerde yer aldı. Nihayet, 1940’ta tedavüle verildi.


16 Ağustos 1935 tarihli Son Posta Gazetesi (sf.2) Bahsedilen “İngiliz Mütehassıs” Percy Metcalfe’tir.

100 Kuruşların basımı, gümüş hammadde eksikliği ve makine sorunları *6) gibi nedenlerle 1935’e sarktı ve İngiliz Kraliyet Darphanesi ile kurulan ilişkiler neticesinde hammadde ve makine alımının yanı sıra tasarım desteği de alındı; nihayetinde hem gümüş paralar hem de küpronikel ufaklıklar için Percy Metcalfe‘in 1935 baharında ürettiği tasarımlar kullanıldı.


[1] 8 Eylül 1934 tarihli Zaman Gazetesi

[2] 19 Ağustos 1934 tarihli Son Posta Gaztesi’nde 2. sayfadan verilen “Resim Sahtekarlığı Mı? – Darphane Müdürlüğü Bir ihbar Üzerine Tahkikat Yapmıya Başladı” başlıklı haber.

[3] 29 Ağustos 1934 tarihli Cumhuriyet gazetesi başsayfadan verilen “Yeni gümüş paralar; Paralann şekli için sanatkarlar arasında açılan müsabakada usulsüzlükler mi yapılmış?” başlıklı haberde Heykeltraş Nermin Faruki Nejat Hanım ve Ressam Ali Cemal Bey’in yorumları

[4] 30 Ağustos 1934 tarihli Cumhuriyet gazetesi ikinci sayfadaki “Maliye Müsteşarı İtirazlara Cevap Veriyor” başlıklı haberde Faik Bey’in demeci.

[5] 30 Eylül tarihli Milliyet gazetesinde çıkan “San’atkarlarımızı itham altına sokan garip ihbar; Para müsabakası için açılan müsabakaya muvazaalı resimler mi verilmiş” başlıklı haber.

[6] 9 Eylül ’34 tarihli Son Posta haberi

[7] 18 Ekim ’34 tarihli Yeni Mersin Gazetesi haberi. “…Darphane on seneden beri ihmal edildiği için hazırlık ilerledikçe bazı noksanlar ortaya çıkmaktadır…”

Cumhuriyet Dönemi Paralarında Tasarımları Bulunan Sanatçılar

Para tasarımı

Türkiye Cumhuriyeti paralarının motiflerini üreten sanatçıların listesini derlemeye çalıştık.

Madeni paraların çoğu, Darphane bünyesindeki sanatçılar tarafından üretildiyse de, Cumhuriyetin erken dönemlerinde yabancı danışmanlardan hizmet alındı, zaman zaman da açılan yarışmalara katılan sanatkarların çalışmaları hatıra ve tedavül paralarında yer buldu.

Cumhuriyet Dönemi paralarında çalışmaları yer eden sanatçılar:

(parantez içinde verilen tarih, sanatçının tasarımının kullanıldığı ilk çalışmanın tedavüle çıktığı yıldır.)

Yarışmalara katılıp, eserleri derece alan, ancak desenleri kullanılmayan sanatçılar:

Eserleri, dolaylı olarak paralarda yer alan sanatçılar:

*Listede bazı madeni paraların ve pek çok banknotun desenlerini üreten sanatkarın ismi eksiktir. İsimler gün ışığına çıktıkça liste güncellenecektir.

kapak fotoğrafı: Darphane GM 2018 Faaliyet Raporu

Mazhar Nazım Resmor (1901 ~ 1977)

1934 yılında yeni harflerle basılacak küpronikel paraların tasarımı için açılan yarışmaya katılan ve Mimar Nurettin Bey ile birincilik kazananan Ressamdır.

Sanatçı, 1901 yılında İstanbul’da doğdu. Cumhuriyet’in ilk Millet Meclisi’nde İçişleri Bakanlığını yürüten Tokat Vekili Nazım Bey’in oğludur. Galatasaray Lisesi’nde sporda çeşitli dereceler kazandı, 1924 yılında Yaz Paris Olimpiyatları’na katıldı.

Yüksek öğrenimini Sanayi-i Nefise mektebi (Devlet Güzel Sanatlar Akademisi) ve Paris Dekoratif Sanatlar Yüksek Okulu’nda yaptı. Vitray ve mozaik üzerine ustalaştı, 1933 yılında ülkeye döndü, Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda ve Kız Sanat Enstitüsü’nde uzun yıllar teknik dersler verdi (*kaynak).


1934’te tedavül paraları için düzenlenen yarışmanın jürisi 24 Eylül’de sonuçları ilan etti.

Ressam Mazhar Nazım’ın deseni paraların ön yüzünde, Mimar Nurettin Bey’in deseni ise arka yüzünde kullanılacağı duyuruldu.

24/09/1934 Son Posta’da desenler şöyle betimlendi: “10 Kuruş 1934 ibaresi üç satır halinde yazılmış ve etrafına da daire şeklinde dört zeytin dalı ve 12 adet zeytin tanesi konmuştur.”

aynı makalede Mimar Nurettin’in çalışması ise şu şekilde verildi: ” Ortasında bir hilal içinde büyücek bir başak ve yıldız, üstünde “Türkiye” altında da “Cümhuriyeti” kelimeleri yazılmıştır.”

25 Eylül 1934 tarihli Vakit Gazetesinde desen şöyle tarif edildi: “Daireyi saran stilize edilmiş zeytin yapraklarının ortasında 10 rakamı, onun altında “Kuruş” kelimesi ve paranın basıldığı tarih vardır”

 

Maliye Bakanlığı’na gönderildiği duyurulan kalıplar, Gümüş paraların basımını öncelik verilmesi, gümüş sikkelerin darbının da çeşitli nedenlerle 1935’e sarkmasından dolayı tedavüle verilecek küpronikel paralarda kullanılmadı.

1935’teki gelişmeler ve İngiliz Kraliyet Darphanesi ile kurulan ilişkiler neticesinde, hammadde ve makine alımının yanı sıra tasarım desteği de alındı ve sonuç olarak gerek gümüş gerekse küpronikel ufaklıklar için Percy Metcalfe‘in 1935 baharında ürettiği tasarımlar kullanıldı.

Ressam Ali Cemal

1934 yılında yeni harflerle basılacak paraların tasarımı için açılan yarışmaya katılan sanatçılardandır. Kalıpları, yarışma resmi sonuçlarına göre birinci seçilmedi, sonradan ikinci seçildiği açıklandı. Nihayetinde 100 Kuruşlarda kendisinin rölyefleri kullanıldı.

Ünlü ressam Ali Cemal Benim olmayıp, kendisiyle sadece isim benzerliği mevcuttur. Sanatçıya dair dönemin gazetelerine yansıyanlar haricinde bir bilgiye maalesef ulaşabilmiş değiliz.

1934’te tedavül paraları için düzenlenen yarışmanın seçici heyeti, tura yüzünde kullanılacak Mustafa Kemal rölyefi için birinciliğe Mesrur İzzet Bey‘in,  yazı tarafı ise Güzel Sanatlar Akademisi öğretmenlerinden Vedat Ömer Ar’ın tasarımını seçti ve sonucu bu şekilde ilan etti.

Ressam Ali Cemal Bey’in katılımcı zarfı yarışma kurallarına aykırı olarak açılmış halde iade edildi ve kendisi bu durumu Cumhuriyet Gazetesine yazdığı mektupla kamuoyuyla paylaştı. Gazetelerde usulsüzlük imalarıyla paylaşılan haberlere Maliye Bakanlığı verdiği yanıtta Ali Cemal Bey’in kalıplarının ikinci seçildiğini, değerlendirilmek üzere Ankara’ya gönderilmeye layık görüldüğünü, zarfın bu sebeple açıldığını belirtti.

Ali Cemal Bey de 4 Eylül 1934 tarihli Cumhuriyet’e ilk beyanatından sonra Darphane ile görüşüp konunun açıklandığını bildirmiştir:

Darphane müdüriyetinde Türk Sanatkarları arasında açılan müsabakada kapalı zarf1m1n açılmasının şartnameye muhalif bir hareket olduğu zannı ile muhterem gazetenize müracaat etmiş ve yaptığım kalıpların resmini takdim etmiştim.
Darphane müdürü Fuat Bey’in san’atkarları himaye hisleriyle mütehassis olduğuna ve müsabakada bir usulsüzlük olmad1ğına kanaat getirdim. Hakikati tavzih z1mnında arzı keyfiyet ederim.

Yine de, 26 Ekim 1934 tarihli Zaman Gazetesi röportajına göre Maliye Bakanlığı ve “konunun ilgilileri”, 100 Kuruşlarda kullanılmak üzere Ali Cemal Bey’in yazı ve tura yüzleri desenlerini tercih etmiştir.

Ali Sami Boyar (1880 ~1967)

1927’de tedavüle verilen ve günümüzde “Birinci Emisyon” olarak adlandırılan Cumhuriyet’in ilk banknotlarının resimlerini oluşturan sanatçıdır (*5 Sf.6).

Daha küçük yaşlarda resme olan ilgisi ve yeteneği sayesinde hem ortaokulda, hem de 1892’de girdiği Bahriye Mektebi’nde resim eğitimi aldı. 1901 yılında mektebin İnşaiye sınıfından teğmen rütbesiyle okuldan mezun oldu ve Bahriye İnşaiye Resimhanesi’nde görevlendirildi, bu görevini sürdürürken Sanayi-i Nefise Mektebi’nde öğrenimine devam etme fırsatı oldu. Sanayi-i Nefise Mektebini 1908’de birincilikle bitirdi.

1925’te, Cumhuriyet’in ilk pullarının desenleri için düzenlenen yarışmayı kazandı. Evkaf Müzesi Müdürlüğü sırasında banknot tasarımı için görevlendirildi. Londra’ya banknotların üretim sürecini denetlemek üzere Darphane-i Millî sanatkarı, hakkak İsmail Haşim Bey ve başka görevlilerin olduğu heyetle gitti.

Banknotlardaki yazıları hattat Ahmet Bey, farklı kupürlerin birbirinden ayrılması için divani, sülüs, rika, nesih ve talik gibi farklı hat tarzlarında yazdı *1. 1000, 500 ve 100 Liralık banknotlardaki Atatürk portresi, Bogos Tarkulyan tarafından Phebus Fotoğraf Stüdyosu’nda çekilen fotoğrafı (*2) temel alınarak oluşturuldu.

1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Liralık kupürlerden oluşan bu banknotların basımı İngiltere’de de la Rue matbaasında yapıldı.

 

Ali Sami Boyar Bey, 6, 7 ve 8 Kanunisani (Ocak) 1927 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği röportajda(*40 Sf.18) desenleri ve kompozisyonu şöyle tanımlar (*3).:

1 liralıkların yüz tarafında ziraati temsil eden bir resim vardır. Bu resimde genç Türk köylüsünün çift sürdüğü görülüyor. İkinci planda görünen dağ, eski Ankara’yı; Meclis binası da yeni Ankara’yı remz eder (simgeler). Bunun bordürü hattı kufi olarak “1 Türk lirası” ibaresinin tekrarı tekrarı ile teşkil edilmiştir (oluşturulmuştur). Bir Liralığın arkasındaki bina Maliye Vekaleti binasıdır. Çerçeveyi teşkil eden motifler çok eski Türk sanayi-i tezyinesi bakayasından iktibas edilmiştir (eski sanayi süslemelerinden alıntılanmıştır). Filigran Gazi’nin portresidir.

5 liralıkların yüz tarafında ve ortadaki resim bozkurt timsalidir. Bu mevzuun tertibindeki mana şudur : Türklerin çok eski bir remzi olam hilalin ortasından yeni bir sıçrayışta şahlanan bozkurtu Ankara’dan doğan parlak bir güneş takdis ediyor. Sağ taraftaki küçük dairenin içinde ilk meclis binası vardır. Arkasındaki resim Ankara Bent deresi’ni ve köprüsünü gösteren şirin bir manzaradır.

50 liralıklar, 10 liralıklara hiç benzemeyen bir bir tarzda iki taraflı bir çerçeveden terekküp eder. Etrafındaki bordür “üç iplik rümi” denilen çok eski bir Türk tezyinatıdır (süslemesidir). Bunların zemin rengini teşkil eden şekil, birbiri içinden çıkmış serbest hututtan müteşekkil (serbest çizgilerden oluşan) bir resimdir. Bu hutut, el ile hakk edilmiş olduğundan aynı serbestiyi muhafaza etmek şartıyla kopyası adim’ül’imkandır (imkansızdır). Sağ ve solundaki çerçevenin birinde Gazi’nin portresi; mukabil çerçevede filigran olarak, kufi hutut ile “Türkiye Cumhuriyeti” ibaresi vardır. Arka yüzdeki resim Afyonkarahisar manzarasıdır.

100 liralıkların hususi bir tarzda tertip edilmiş olan çerçevenin ortasında Gazi Hazretlerinin portresi vardır ve filigranda 50 liralıkların aynısıdır. Arka tarafa gelince; bunun şekli eski Türk mamuriyesini temsilen yapılmıştır. Bu şekil tamamen orjinaldir. Bu iki kubbenin arasındaki balkondan görünen manzara, Debbağhane köprüsü tarafından Ankara’nın umumi manzarasıdır.

Bu para kufi hatları temsilen yapılmış tezyini bir tertip üzerine bir tarafta Gazi Hazretleri’nin portresi, diğer tarafta da çok eski Türk asarının bir şaheseri olan Sivas’taki Gök Medrese’nin resmi vardır. Arka tarafında aynı usluba muvafık olarak yapılmış bir çerçeve içinde Sivas’ın umumi bir manzarası vardır. Bu kıymetli tezyinatı hemen hemen küfi hatları takliden yapılmış denilebilir. Londra’da en çok beğenilen paramız budur.

 

Yeni banknotların eski Osmanlı kağıt paralarıyla değişimin gerçekleştiği süreçte Cumhuriyet Gazetesine verdiği demeçlerde, yeni kağıt paraların sahtesinin yapılmasının çok zor olduğunu, halbuki eski banknotların neredeyse ayırt edilemeyecek şekilde sahtelerinin dolaştığını, bu sebeple çok dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Bu yazılar üzerine, halkın eski evrak-ı nakdiyeye olan güvenini bozmak ve bu durumun hazineyi zarara uğratma ihtimali gerekçesiyle yargılandıysa da beraat etti *1.

 

banknot fotoğrafları: www.sanalmuze.tcmb.gov.tr

[1] Cumhuriyet Gazetesine Göre Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Kâğıt Paralarının Basım Serüveni, Melek Öksüz, Tarih Dergisi – Turkish Journal of History, 81 (2023/3): 63-120

[2] Belki Beni Tanıyamayacaksın: Ömer Koç koleksiyonundan Atatürk fotoğrafları ve hatıraları

[3] Koleksiyon.org; Koray Tekay imzalı makale (“75 Yılda Para’nın Serüveni”ne atıfla)

Sanatçının ayrıntılı biyografileri:

Ahmet Mesrur Durum (1873 ~ 1952)

İstiklal Madalyasının, Türkiye Cumhuriyeti’nin erken döneminde tedavülü devam eden Osmanlı ufaklık paraları ve Cumhuriyetin eski harfler ile basılan altın ve bronz, tüm madeni paralarının tasarımcısı heykeltraştır (*1)

Sanayi-i Nefise Mektebi (İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi – Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) mezunudur.

1905 yılından itibaren Darphane-i Amire’de modelcilik yaptı.

Heykel, resim, nümismatik ve filateli gibi pek çok ilgi alanı bulunan sanatçı, çeşitli kuruma da madalya tasarladı.

Mesrur İzzet Bey’in Cumhuriyet döneminde ürettiği eserlerinden bazıları:

  • 100 Para 1924 ~1928
  • 5 Kuruş 1924 ~1928
  • 10 Kuruş 1924 ~1928
  • 25 Kuruş (nikel) 1925 ~1928
  • 25 Kuruş (1/4 Altın Lira, Meskuk) 1926 ~1929
  • 25 Kuruş (1/4 Altın Lira, Ziynet) 1927 ~1928
  • 50 Kuruş (1/2 Altın Lira, Meskuk) 1926 ~1929
  • 50 Kuruş (1/2 Altın Lira, Ziynet) 1927 ~1928
  • 1 Lira (Ankara Altını, Meskuk) 1926 ~1929
  • 1 Lira (Tam altın, Ziynet) 1927 ~1928
  • 2,5 Lira (Ankara Altını, Meskuk) 1926 ~1929
  • 2,5 Lira (İkibuçukluk Ziynet altını) 1927 ~1928
  • 5 Lira (Ankara Altını, Meskuk) 1925 ~1929
  • 5 Lira (Beşibirlik Altın, Ziynet) 1927 ~1928
  • 10 Para 1936(ilk tasarımını daha 1934’te  gerçekleştirdiği bu ufaklık yarışma harici tutulmuştur. 1936’da deneme baskıları çalışılmışsa da gerçek anlamda tedavüle verilişi 1940 yılındadır.
  • 2005 Yılı 50 Yeni Kuruş tura tarafındaki Kravatlı Atatürk rölyefi, sanatçının 1933 yılı madalyaları için çalıştığı portrelerden alıntıdır düşüncesindeyiz (*33, Sf. 38 ayrıca Celil Ender & Orhan Okay Mesrur İzzet Bey Özel Sayısı 1. Bölüm, Sf. 53 & 58, en üstteki madalyon).

Celil Ender & Orhan Okay tarafından 2003 ve 2004 yıllarında Türk Nümismatik Derneği tarafından yayımlanan özel sayılar, Mesrur İzzet Bey’in hayatı ile ilgili çok değerli ve ayrıntılı bilgiler içerir. Yeni bilgiler ışığında, bahsedilen detaylardan bazıları,  güncellemeye ihtiyaç duyar kanısındayız:

  • 100 Kuruş 1934 tasarımı için açılan yarışmada; jüri, tura yüzünde kullanılacak Mustafa Kemal rölyefi için birinciliğe Mesrur İzzet Bey’in,  yazı tarafı ise Güzel Sanatlar Akademisi öğretmenlerinden Vedat Ömer Ar’ın tasarımını seçmiştir. 1. Cilt sayfa 30’da 26 Ağustos 1934 Cumhuriyet ve 8 Eylül tarihli Zaman gazetelerinden küpürler verilmiştir. Dönemin gezeteleri detaylı tarandığında ortaya çıkıyor ki, Ressam Ali Cemal Bey‘in çalışmaları da Ankara’ya gönderilmeye layık bulunmuştur. 29/08 ve 04/09 tarihli Cumhuriyet, 01/09 tarihli Vakit’te çıkan haberler ve 26 Ekim 1934 tarihli Zaman Gazetesi röportajına göre; Maliye Bakanlığı ve konunun ilgilileri, parada kullanılmak üzere Ali Cemal Bey’in yazı ve tura yüzleri desenlerini tercih etmiştir.

 

  • 1. Cildin 97. sayfasında 1935 tarihli bir Atatürk rölyefi verilmiş, dip not olarak da yeni basılacak gümüş paralar için yapılan alçı olduğu belirtilmiştir. Bu bilgiye göre, yarışma birincisi ilan edilen çalışmanın paralarda değilse de Darphanenin başka ürünlerinde kullanıldığı anlaşılır. Çünkü gösterilen portre, büyük ihtimalle, 6. Tıp Kurultayı için Darphanenin ürettiği rozetlerdeki portedir.

 

  • 2. Ciltte 1938 tarihli 1 ve 5 Lira değerinde birkaç para kompozisyonu, biri zeytin ile meşe dalları ile süslenmiş, diğeri ise at sırtında Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün resmedildiği iki adet tura tarafı taslağı yayımlandı (Sf. 13, 14 ve 18). İngiliz Kraliyet Darphanesi 1938 yılı raporunda (Sf. 16) şöyle bir not mevcuttur: “1938 yılında yeni harflerle basılacak altın liralar için yarışma açıldı, Percy Metcalfe’in tasarımları seçildi. Ancak Atatürk’ün ölümü ile paraların basılması ihtimali kayboldu“. Mesrur İzzet Bey’in altın renginde boyanmış taslakları da bahsedilen bu yarışma için çalışılmış olmalı.

 

[1] Milliyet Gazetesi’nin 1975 baskısı “50 Yıllık Yaşantımız” 1. Cildinde (Sf. 191), “Cumhuriyet’in ilanından sonra basılan ilk madeni paralar  üzerindeki motifleri Darphane Müdürü Niyazi Asım Bey çizmişti” denir, ancak Mesrur İzzet Bey 8 Eylül 1934 tarihinde Zaman Gazetesi’ne verdiği röportajda açıkça “Eski harflerle olan Cümhuriyet nikel paralarının resimlerini de ben yaptım. Bugün piyasada kullanılmakta olan nikel kuruşlar ve yirmilik ile onluklar benim eserimdir.” şeklinde beyan eder.

Celil Ender & Orhan Okay eseri 2003 yılı 1. sayıda (Sf. 93), Niyazi Asım’ın yüksek kabartma röliyefi paylaşılır ve açıklama olarak da “Mesrur İzzet Bey’in arkadaşı Darphane-i Milli’nin ilk genel müdürü Niyazi Asım” verilmektedir. 

Niyazi Asım, Osmanlı Meskükat-ı şahane idaresi, Darphane-i Amire’sinin son döneminde müdürlük yaptı, 1934’te dahi fikirlerine başvurulduğu görülür.

Bu bilgiler ışığında, 1975’teki notun hatalı olması gerekir. Çünkü Mesrur İzzet Bey’in, eski amirinin çizdiği desenler hakkında, hem de henüz  sağlığında ve de hala devlet katında öneminin devam ettiği bir dönemde “ben çizdim” demesi ihtimal dışı olsa gerek.