Açıklama
Katalog No: KM#
Hatıra paranın ön yüzünde, ortada bir saz, dış kenar boyunca “Uzun İnce Bir Yoldayım” türküsünün ilk iki dizesinin notaları, sazın etrafında “TÜRKİYE CUMHURİYETİ” ile “REPUBLIC OF TÜRKİYE” ibareleri, ayrıca ay yıldız ve 20 Türk Lirası değeri ve Darphane logosu ile 2023 basım tarihi bulunur.
Arka yüzünde, AŞIK VEYSEL ŞATIROĞLU tasviri ve ismi, altta doğum ve ölüm yılları 1894 ~ 1973 ile etrafında görme engelliler için geliştirilmiş Braille alfabesi ile “Ben Giderim Adım Kalır” şiirinin ilk dörtlüğü yazılıdır.
Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın
Hatıra paranın sertifika açıklaması:
“Sivas ili Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde doğmuştur. Çiftçi Karaca Ahmet ve Gülizar çiftinin altı çocuğundan beşincisidir. Yedi yaşında iken geçirdiği çiçek hastalığı sebebiyle önce sağ gözünü, daha sonra kendi ifadesiyle “sağ gözünün zoruyla sol gözünü de” kaybetmiştir. 1935 yılında soyadı kanununun yürürlüğe girmesiyle Şatıroğlu soyadını almıştır.
On yaşında saz çalmaya başlayan Aşık Veysel’i, edebiyat dünyasına Ahmet Kutsi Tecer tanıtmıştır.
Tecer’in 5 Ocak 1931 tarihinde düzenlediği ve on beş aşığın çağrıldığı Sivas Aşıklar Bayramı’na katılanlar arasında Aşık Veysel de vardı. Yapılan yarışmada Aşık Veysel birinci gelmiştir. Aşık Veysel, 1933’ten sonra eski gezginci aşıklar gibi, elinde sazı ile hemen hemen bütün yurdu dolaşmıştır. Bir ara Köy Enstitülerinde saz öğretmeni olarak da görev yapmıştır. İlk şiiri, Cumhuriyet’in 10. yıl dönümünde Atatürk için söylediği destan olmuştur.
ilk şiir kitabı olan “Deyişler”, 1944’te Ankara’da Halkevleri Genel Merkezi tarafından yayımlanmıştır.
Şiirlerini daha sonra “Sazımdan Sesler” adlı kitapta toplamıştır. Bütün şehirlerini bir araya getirdiği “Dostlar Beni Hatırlasın” ise son kitabıdır. Halkla aydınlar arasında bir köprü kurmuş bulunan Aşık Veysel’in şiirleri, konu bakımından epeyce zengin bir çeşitlik göstermiştir. Yunus’un etkisi altında kalarak söylediği şiirlerde halk kültürünün mayasına karışan yönleriyle tasavvuftan izler bulunur.
Aşk şiirlerindeki deyişleri ile bir yönden de Karacaoğlan’ın devamı gibidir. Şiirlerinde zaman zaman yöresinin ağız özelliklerini de kullanmıştır. Bir yanı ile sürdürdüğü aşık şiiri geleneğini ve yaşadığı çağı şiirlerinde ustaca bir araya getirmiştir.
1952 yılında İstanbul’da adına büyük bir jübile düzenlenen Aşık Veysel’e, 1965 yılında TBMM tarafından “ana dilimize ve milli birliğimize yaptığı hizmetlerden dolayı” özel bir kanunla vatani hizmet tertibinden aylık bağlanmıştır. Sağlığında, şiirlerini çalıp söylediği plakların yanında “Karanlık Dünya” adı ile kendisinin ve köyünün görüntülediği bir de film yapılmıştır. Aşık Veysel 15 Ağustos 1971 tarihinde Nevşehir ilinin Hacı Bektaş ilçesinde verdiği konserden sonra rahatsızlanmıştır. 21 Mart 1973’te doğduğu köy olan Sivrialan’da ölmüş, aynı yerde toprağa verilmiştir. Ölümünden sonra evi ve içindeki bütün eşyaları korunarak müze haline getirilmiştir.”



